Ey kadınlar, ey kız çocukları, ey genç kadınlar ve ey kocakarılar! Sakın unutmayın: İnsan hayatının sürdürülebilirliği kadınların neşesinden kaynaklanan ana güce, o mucizevi ana enerjiye bağlıdır. Nokta. Biliyorsunuz, hayatta herkes ve her şey geçicidir. Bir gün herkes sizi terk edebilir, sevdikleriniz göçebilir, aklınıza gelmeyenler başınıza gelebilir ve yalnız kalabilirsiniz. Korkmayın! Hiç korkmayın, çünkü size tabiatın bahşettiği, büyük ninenizden, annenizden miras, sizde de başka kadınlara miras kalacak muhteşem bir dostunuz var: Adı Kız Neşesi. BU büyük enerjiyi önce başka kadınlara, kız çocuklarına faydalı, iyi işlere, sonra da tüm insan ve insandışı canlılara iyilik ve destek için kullanmaya özen gösterin. Bunu yaptığınızda zaten paylaştığımız gücümüz sağlık ve neşe olarak bize dönecektir; dönüyor.
Kadınlar BU güçlerinin çocukken farkına varırlar. Kız çocuklarının küçücük şeylere sevinmeleri, cıvıl cıvıldamaları, renklerle renklenmeleri, bir tek ritimle dansa koşmaları, iki üç tanesi bile bir araya gelince hiç sıkılmadan saatlerce eğlenip kıkırdamaları... İşte bütün bunlara yeten ve artan enerjilerini keşfederler.
Kız neşesi, aslında hepimizin iyi bildiği, varlığını hemen tanıdığımız, en karanlık ve umutsuz zamanlarda ışığını görünce yüzümüzün aydınlandığı, dertlere deva, açlara aş, hastalara şifa; evin, ocağın, hayatın devamlılığı ve bereketini sağlayan enerji kaynağının adıdır.
Mutluluk dış etkenlere bağlıdır ve geçicidir. Neşe içten gelir ve varoluşun ateşidir. Neşe tıpkı ses tonu gibi kişiye ait ve ona özgürdür. Eğer hiç kimsenin onu yok etmesine izin vermezseniz, neşe doğumdan ölüme dek hiç eksilmeden ömür boyu sürer. Şiddetle, aşağılayarak veya yasakla neşeyi baskılasalar bile, neşenin kökü insanın göz rengi, göbek deliği ve parmak izi kadar kendine aittir. Neşeyi insandan söküp atamazlar; sadece baskılar, sesini keser, rengini soldurabilirler. Çünkü neşenin kökü candadır.