‘Sevgi dedikleri o heyecanlı,insanın yüreğini titreten duygu benim ruhumda solmuştu;içimde sık sık her şeye sınırsız bir öfke parlaması oluyordu;yüreğimde ağır bir hoşnutsuzluk duygusu ile bu renksiz,ölü ortamda bir yalnızlık bilinci tütüyordu.’
‘Onu tanıyana kadar karanlığa saklanmış uyuyor gibiydim;ama o hayatıma girmiş,beni uyandırmış ,aydınlığa çıkarmış,çevremde her şeyi kopmaz bir iplikle birbirine bağlamış,rengarenk bir dantelle sarmış ve bir anda hayat arkadaşım,yüreğime en yakın,en anlayışlı değerli dostum oluvermişti. Onun dünyaya olan bu içten,çıkar gözetmeyen sevgisi bana hayatın zorluklarına karşı koyma gücü kazandırmıştı.’