Özgür mutlu

Özgür mutlu
@ozgrmutlu
Hem okurum, hep okurum,düşünüp anlamaya idrak etmeye çabalarım.Kelimelere vurgunum...insanlara kıymet verir saygı duyarım...
Zaman'ı unutmak ile saati ya da takvimi unutmayı birbirlerine karıştırmasınlar, lütfen. Saatler ve takvimler, bize unuttuğumuz Zaman'ı hatırlatmak için değil, başkalarıyla olan ilişkimizi ve aslında bütün toplumu düzenlemek için yapılmışlardır, böyle de kullanılırlar. Her akşam haberlerden önce ekranda görülen siyah-beyaz saate bakarken, başka aileleri, başka kişileri, onlarla buluşmalarımızı ve bu işi düzenleyen saatleri hatırlarız, Zaman'ı değil.
1000Kitap
Reklam
Orhan Gencebay'ın sevgilisine 'Mutluluk senin, hatıralar benim olsun!" demesine, on sıralardan biri "Enayi!" diye bağırdı, ama pek az kişi gülüp ona) verdi ona. Hepimiz sessizdik. Yenilgiyi efendice kabul etmenin bütün milletin en iyi öğrendiği, öğrenmek istediği bilgelik ve hüner olduğunu o sırada düşündüm.
1000Kitap
Bir akşam Yani'nin Yerinde Füsun'un karşısında oturmanın verdiği huzur içimdeki aşk cinlerini yatıştırınca, mutluluğun çok basit ve herkesin bilmesi gereken reçetesini keşfedip kendi kendime mırıldandığımı da hatırlıyorum: Mutluluk, insanın sevdiği kişiye yakın olmasıdır yalnızca. (Ona hemen sahip olmamız gerekmez.)
1000Kitap
Sevgili günü ... Korkma sakın, adam etmez aşk beni, geç benden, benim de köprülerim var, aşkı seyret oradan, dalgın günüm geçiyor, benim de gecelerim var, danset, eteklerin fırdönsün, sen bana dön, bana eşlik et, benim de sabahlarım var, uyanmaya ne saat, ne telefon, ne kapı: bisikletin zilini dizlerini kanatan bir deli kız çalsın yeter ki! Benim de parklarım var, uzanıver salkımsaçak üstüme, dalımdan tut, benim de yapraklarım var güneşli gövdene müjde eli kulağında bahar, benim de Şiirlerim var, aşk konulu, senin o Şehri sevmene benziyor, seni sevmeye benziyor adamakıllı serserin olana kadar Haydar Ergulen
1000Kitap
Acemi şiirler...
Kaç bahar eskittim... Bu bahar yine senli olan ben yıllarım geldi aklıma.Hani yıl sonu alakasız biçki nakış dikiş kursiyerlerinin sergisinde hiç sevmedigim sarı bir bluz giymiştin veda buluşmasında.Bellemeliydim aslında sarının ayrılık rengi olduğunu,hasretin ismi konulmamış hikayesine dönüştüğünü.Bir haziran tatili başlangıcında sen istanbul olurken renkleri turkuaza dönüşen ben özlemin sarı rengine limoni olmuştum.Ne gittin be ardında bir dünya seneler bırakarak,bir gittin dönmemek üzere surgidip ardından gelemeyeceğim yollara bakakaldigim...Gördüm; yaşadığın yer yer değil, oysa sen sırça köşk hayali ile terkederken bu yerleri meğerse kavalcinin arkasına takılan bahtsız fareye dönmüşsün..Içim sızladı dışım sızladı daha bir sertce ve güvenlice elini tutamadığım için.Sahi sen elimde bir güven kaybi mi yaşadın hissiyatınca, naçar mi bıraktım seni .. Geri dönülmüş ufuklarda akşam olalı nece olmuş farkettim etmesinde gruba yazdığım ismini ASUMAN diye düşüremedim dilimden.. .Gönül yarası hasret bağladı a canım kabuk tutmuyor..Hayalin tutuyor her hasret şarkısının nakaratında bitmiyor.Bitmiyor canımın içi bitmiyor,canım,biter birgün lakin can yangınım bitmiyor... söze gene ip gerip cümle düzdüm sen'li cümleleri ,senin nerden haberin olsun beni görmeyeli.gormeyince gönülden düşermiş insan soyle a gözümün nuru kaç zaman oldu gönlünden beni süreli.Hasılı bahar herkeste neşedir kandır candır.. Bende iki sonbaharın ilk adidir. Bahar geçti yaz geçti yıllar geçti sensiz,kışa döndü ömrüm seni kaybedeli... Acemi yazılar...
Şiir
Reklam