Özgün Sururi Dedebaş

Özgün Sururi Dedebaş
@ozgunsururi
"Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine, bu hasret bizim..." Nâzım Hikmet Ran
Eczacı
Hacettepe Eczacılık
Balıkesir, 2000
6 okur puanı
Eylül 2017 tarihinde katıldı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Sen hiç yükselmeye hak kazandığın halde seni atan, yerine başka birisini alan bir yerde çalıştın mı? Herkes firmaya bağlılıktan söz ettiği halde bu bağlılığın, milletin birbirini ispiyonlaması demek olan bir yerde çalıştın mı?
Sayfa 14
9/10
·168 syf.·
Beğendi
·
2026 5. kitabı
Dikkat: Bu incelemede spoiler bulunmaktadır. Bu platformda ilk kez inceleme yazıyorum. Ama bu kitap gerçekten hakkında konuşulmaya değer diye düşündüm. Yazarın okuduğum ilk kitabı Kalk Yerine Yat . Anlatımı o kadar eğlendirdi ki beni okurken, her karakteri insan daha çok benimsiyor bu dille. Gülenle gülüyor, ağlayanla ağlıyorsunuz. Emekli bir diplomatı ve kağıt toplayarak geçimini kazanmış bir insanı öykülerde baş karakter görmek hem düşündürücü hem de sevindirici. Çünkü bu hikâyeler aslında "de te fabula narratur" yani bizim hikayelerimiz. Yalıda, köşkte yaşayan insanların değil zorda kalan sıradan ama gerçek insanların hikayeleri. Bizi biz yapan değerleri taşıyan hikayeler ya da bizlerin nasıl savrulabildiğini, doğamızı gösteren hikayeler bunlar. Okurken bir diplomatla aynı duyguları taşıyacağıma inanmazdım. Tecrübe et ki anlatasın. Anlatamıyorsan neden tecrübe edesin. Muallim Naci'nin sözü gibi "Marifet iltifata tabiidir, iltifatsız meta zayiidir."
Kalk Yerine YatŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 20257,9bin okunma
İşe giderken ya da işten dönerken kâğıt çöpü görünce durup karıştırıyordum. İçinden kendime ağlayacak hikâye arıyordum. Kâğıt toplamayı bıraktıktan sonra hiç ilginç bir şey bulamadım karıştırdığım çöplerden. Ağlayacak hikâyenin içinde yaşamaya başladığımın, çöpten topladıklarımı bırakıp bizzat kendi halime ağlamam gerektiğinin ayırdına varamıyordum.
Sayfa 118
Ömrü boyunca kendini bu kadar yalnız hissetmemişti. Konuşmak istiyordu, dinleyecek kimse yoktu. Çok şey biliyordu, anlatamıyordu. Gördükleri, yaşadıkları, birilerine aktarmak için değilse eğer ya ne içindi?
Sayfa 62