Özgün Sururi Dedebaş

Özgün Sururi Dedebaş
@ozgunsururi
"Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine, bu hasret bizim..." Nâzım Hikmet Ran
Eczacı
Hacettepe Eczacılık
Balıkesir, 2000
6 okur puanı
Eylül 2017 tarihinde katıldı
Sen hiç yükselmeye hak kazandığın halde seni atan, yerine başka birisini alan bir yerde çalıştın mı? Herkes firmaya bağlılıktan söz ettiği halde bu bağlılığın, milletin birbirini ispiyonlaması demek olan bir yerde çalıştın mı?
Sayfa 14
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
İşe giderken ya da işten dönerken kâğıt çöpü görünce durup karıştırıyordum. İçinden kendime ağlayacak hikâye arıyordum. Kâğıt toplamayı bıraktıktan sonra hiç ilginç bir şey bulamadım karıştırdığım çöplerden. Ağlayacak hikâyenin içinde yaşamaya başladığımın, çöpten topladıklarımı bırakıp bizzat kendi halime ağlamam gerektiğinin ayırdına varamıyordum.
Sayfa 118
Ömrü boyunca kendini bu kadar yalnız hissetmemişti. Konuşmak istiyordu, dinleyecek kimse yoktu. Çok şey biliyordu, anlatamıyordu. Gördükleri, yaşadıkları, birilerine aktarmak için değilse eğer ya ne içindi?
Sayfa 62
İşkence, insanın kötü zekasının sonucu; bir sanat gibi tasarlanmış, bir bilim gibi mükemmelleştirilmiş, bir zevk gibi kullanılmış. Hayvanlar öldürür, parçalar ama acıyı bir amaç haline getirmez. İnsansa bu dünyada hem mucit, hem kurban hem de cellat.
Sayfa 56
"Çünkü hayal dünyasında geçirdiğim gecelerin sarhoşluğundan ayılmak pek acıklı oluyor. Oysa ki çevremizde gürül gürül akan insan seli ne canlı,ne renkli bir dünyadır.... Sınırsız sandığımız hayalde Önüne çıkan ilk gölgenin, bir düşüncenin, güneşi karartan ilk bulutun tutsağıdır o. ... Çünkü zaman geçip insan olgunlaştıkça, eski ülkülerin yerine yenilerini koyamayınca yıkıntılar arasından yeni bir şeyler bulup çıkarmak zorunluğu oluyor. O zaman hayalci, tıpkı ateş yakmak isteyince, sönmüş külleri karıştırarak köz aradığımız gibi, vaktiyle kalbini duygulandırıp gözlerini yaşartan eski hayallerini canlandırmaya çalışıyor."
Sayfa 28 - Varlık Yayınları