Hazal TURGUT BATUK

Hazal TURGUT BATUK
Julia Quinn - Yüreğe Söz Geçmiyor
6/10
·367 syf.··
2025 2. kitabı
Bridgerton isimli diziyi beğenince bir de kitabını okumaya başlayayım belki okuma alışkanlığımı geri kazandırır diye düşünerek başladığım bir kitaptı. Okuma alışkanlığı kazanmama yardımcı olacağı aşikar olmakla birlikte, açık konuşmak gerekirse hayatımda ilk defa bir diziyi kitabına yeğledim. Kitap kötüydü demiyorum elbette ama kitap kesinlikle diziden daha yavan ve daha az şey anlatıyordu. Dizide her sezon bir Bridgerton'un hikayesi anlatılırken eş zamanlı olarak diğer karakterlerin de gelişimini görebiliyorduk. Üstelik diziyi Leydi Whistledown için izleyen, benim gibi biriyseniz bu kitap beklentinizin altında kalabilir. Daphne ve Simon arasındaki -diğer aşk hikayelerinden çok da farklı olmayan- aşk hikayesi dışında okuduğum kitapta açıkçası diğer kardeşlerin hikayesini, kraliçe Charlotte'un otoritesini ve tabii ki Lady Whistledown'un gelişiminin hikayesini okumayı çok isterdim. Yine de tüm bunların yanında kitabın dilinin yalın ve akıcı olması hızlı ve kesintisiz bir okuma yapmama yardımcı oldu. Büyük ihtimalle serinin devamını da (Penelope Featherington'un hikayesine gelene dek) okumaya devam edeceğim. Benimki gibi çok büyük beklentilere sahip değilseniz ya da diziyi henüz izlemediyseniz ve dönem hikayelerinde işlenen aşk konularından hoşlanıyorsanız kitabı benden daha çok beğenmeniz olası bir ihtimal diyerek okuma tercihini size bırakıyorum.
Yüreğe Söz GeçmiyorJulia Quinn · Epsilon Yayınları · 20192,395 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?

Hazal TURGUT BATUK

, bir kitap okudu
10/10
·626 syf.·
3 günde okudu
·
2025 5. kitabı
Charlotte Brontë
8.9/10 · 42,2bin okunma
Stefan Zweig - Mecburiyet
10/10
·50 syf.··
2025 1. kitabı
Stefan Zweig novellaları beni hep duygusal anlamda içine çeken eserler oldular. Zweig'in insanın içsel dünyasını ve duygu durumunu çok iyi analiz edebilen ve kitaplarında işlemeyi tercih ettiği duyguyu, insanın iliklerine dek hissettirebilen eşsiz bir yazar. Mecburiyet kitabında da benzer şekilde, sıkışıp kalmışlık hissini sonuna dek hissettiriyor. Kitap Ferdinand adında bir ressamın savaş döneminde ülkesinden kaçarak; tarafsız bölge İsviçre'ye yerleşmesi ile başlamaktadır. Fakat Ferdinand'ın ülkeye ayak bastığı anda hissettiği özgürlük sonsuza dek sürmeyecektir. İnsanın esareti, yine insanın özgürlüğü de hissettiği fikirlerinin sınırlarına mahkumdur. Bir yanda ülkesine karşı olan görev bilinci ve zorunlu tutulduğu askerlik, diğer yanda ailesi, özgürlüğü ve yaşam hakkı arasında sıkışıp kalan Ferdinand; bir gün konsolosluktan gelen bir mektupla tüm bu ikilemlerin gürültüsü arasında kendi sesini duyamamaya başlamıştır. Yapması gereken seçim gitmek ve kalmaktan çok daha fazlasını ifade etmektedir. Savaşın getirilerini, içsel iradesine karşı savunmaya çalışan Ferdinand, direnmenin kabuğunu kırmak olduğunu bilmektedir fakat bunun zorluğu ile baş edebilecek kadar güçlü olup olmadığını sorgulamaya başlar. Giderse hayatı boyunca savunduğu tüm değerlere ve karısına sırt çevirecek ve inanmadığı değerler uğruna can alacak ve belki de canından olacaktır. Kalmak ise direnmek demektir ve başkaldırmak, o an için ölmekten çok daha zor bir hareket olarak görünmektedir. Çünkü iradeyi eline almak demek, verdiğin kararların sorumluluğunu tam anlamı ile üstlenmeyi gerektirir. Sonucunda tüm bu ikilemlerin arasında Ferdinand'ın kendi iç sesini ne zaman duyacağını ve neye karar vereceğini merak ederek, sürükleyici olmasının yanında kısa olmasının da getirisi ile bir çırpıda okuyup
MecburiyetStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202175,1bin okunma