"Of, yaşlanmak o kadar dayanılmaz ki! Eskiden olduğumuz "ben"ler yeni dünyanın havasını solumak için yanıp tutuşuyorlar ama bu taşlaşmış kozaları parçalayıp dışarı çıkabilirler mi? Ah, dünyada çıkamazlar."
Beni biraz şaşırtan bir Kutlu kitabı oldu. Böyle bir çırpıda bitti ama bitmemeliydi, bitmeyeydi iyiydi. Dil yine Kutlu dili, güzel ve akıcı; karakterler yine Kutlu karakterleri, içimizden sanki sokakta karşılaşabileceğimiz gibi fakat böyle güzel dile, bu kadar karaktere bu sayfa sayısı olmamış. Öykünün daha işlenmesi lazım gibi hissettiren, 'biraz aç şu karakteri, yaz biraz daha' dedirten ilk Kutlu kitabı oldu. Okunur mu evet, ama Kutlu ile tanışacaklar için bu bir başlangıç kitabı olmasın :) zira çok daha leziz hikayeleri var.