Mustafa Kutlu, kitaplarına tereddütsüz başladığım yazar. Üslubu çok güzel bir akıcılıkta, kahramana eşlik edip onunla birlikte yaşıyorsunuz, gördüklerini görüyor, konuşmalarını duyuyorsunuz.
Bu kez, burada okuduğum bir incelemede, Kutlunun kitaplarını biraz ağır okumalı, akide şekeri emer gibi, damakta o tadı almalı önerisinden yola çıkarak kitabın bir çırpıda okunabilecek enerjisine ayak uydurmamayı az biraz yavaş okumayı tercih ettim ve daha fazla keyif aldım.
Kitapta kahramanımız uzun sayılabilecek bir yurtdışı eğitiminden sonra ülkesine döner fakat ülkesi ona dönmez. Yani çok şey değişmiş, gelişmiş, yitirilmiş, yenilik diye yabancılaşma olmuş vs. Bu arada kalış ve değişim karşısında bacağı tepki gösterir ve ruhunun husursuzlanmasini yansıtır adeta. Hem ülkesine ilişkin gözlemlerini hem de bu yeni düzende yer edinme hikayesini yerinde tespitler ile görüyoruz.
Dublörün dilemmasi, korkma ben varım derken sanırım murat menteş'in reklama uygun üslubu ve popülerliği markalar tarafından fark edilmiş, 'abi sen bi kitap yaz, biz kitaba ürün yerleştirme yapalım' demişler. Hatta murat menteş demiş ki 'siz ürünleri koyun ben onlara hikaye yerlestireyim' :) Yani bence öyle. Menteş i sevenlerin dilinden bir nebze tatmin olacağını düşündüğüm kitabı okunmasa da olur listeme yazıyorum.
Ruhi MücerretMurat Menteş · April Yayıncılık · 201818,3bin okunma