özlem Ergün

özlem Ergün
@ozlem_ergul
1997
19 okur puanı
Mayıs 2022 tarihinde katıldı
Puan vermedi·59 syf.··
Beğendi
·
2025 1. kitabı
61 sayfalık olan bu kitap ders niteliğinde bir eser olarak bizlere sunulmuştur. Oyunda üç ana karakter (Garcin, Inez ve Estelle) cehennemde mahsur kalır. Ancak cehennem, hiçbirinin beklediği gibi değildir. Oyunda bir odada kapalı kalan ve birbirleri ile konuşmak zorunda kalan üç kişiden biri olan Inez Garcin’e ilgi duyar. Ancak Garcin ise diğer kadından hoşlanmaya başlar. Başlangıçta hepsi kendini güçlü ve günahsız kabul eder. Ancak karakterler, birbirileri ve geçmişleri üzerine konuştukça cehennemin kendisini açığa çıkmaya başlar. Her biri hayatta işledikleri günahları ve nasıl öldüklerini anlatır. Sonucunda da insan olarak birbirlerine mahkûm olduklarını ve birbirlerini anlamaları gerektiğini fark ederler. Oyunun sonuna doğru Garcin şunları söyleyecektir. “Hiç aklıma getirmezdim böyle olacağını, acı, ateş, kızgın ızgara hepsi sizsiniz demek. Ne gülünç şey. Kızgın ızgaranın ne gereği var: cehennem başkalarıdır…” Başka bir deyişle, onları bekleyen fiziksel bir işkence yoktur. Orayı cehenneme çeviren, diğer insanlarla ilişki kurmak zorunda olmanın getirdiği duygusal ve zihinsel işkencedir… Peki Sartre “cehennem başkalarıdır” ne amaçla söylenmiştir Cehennem başkalarıdır” sözü Sartre’ın felsefi bir oyunu olan “No Exit”ten (Huis Clos – 1944) alıntılanan bir repliktir. Dilimize Gizli Oturum olarak çevrilen bu oyunda ilk başta insanın özgürlük alanının başkalarıyla sınırlandırıldığını ve başkalarının insanın cehennemi olduğu görüşünü işler. Sartre bir bunu ilerleyen zamanlarda şöyle açıklar Cehennem başkalarıdır” sözü hep yanlış anlaşılmıştır. Bununla, diğer insanlarla olan ilişkilerimizin her zaman zehirli, her zaman cehennem gibi olduğunu kastettiğim düşünüldü. Ama gerçekten anlatmak istediğim şey, tamamen farklı bir şeydi. Demek istediğim, eğer bir başkasıyla
1000Kitap
Gizli OturumJean-Paul Sartre · Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları · 1950584 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi
Tolstoy malum 19. asrın en vurucu yazarlarından. Bu yazarın gençlik serisi kitapları keza okudukça betimleme gücünü anlayabildiğimiz, dili akıcı, belli karakterlere sizi bağlayabilen bir yanı var. Hoş, çokça yazar için de tüm zamanların en çok okunan ve sevilen kitabı olarak gösterilen Anna Karenina içindeki etkenlere bakarak aynı şeyleri söyleyebiliriz. Romanı yorumlarken tabi beklentilerime, bana ne cevap verdiğine, ne kattığına, gerçekten de benim için bir başyapıt mı değil mi bunlardan bahsetmeye çalışacağım. Birçok bakış açısı farklı sonuçlara götürecektir roman hakkında. Kitapta iki temel hikâye var. Birincisi ve ana temel hikâye evli ve olgun bir kadının, evlilik arifesinde olan genç bir kont ile büyüleyici tanışması ve birbirlerine âşık olduktan sonra bu aşkın getirdiği sonuçları beraber yaşamalarını konu alıyor. Bu yorum tabi su yüzeyinde görünen parçanın kısmı. Oysa Derinliklerinde, Anna’nın, kocasının, daha önce hiç duygu geliştirmemiş, içindeki dürtüleri her zaman baskılamış adamın yaşadığı yüzleşme, yaşamının gereksinimlerinin değişmesine tanık oluyoruz. Bunu İncil’den alıntılayarak bu karakter üzerine oturtmaya çalışmış Tolstoy; “sana tokat atıldığında diğer yanını uzat.” Tolstoy bu karakteri dinin tüm gerekliliklerini uygulayan bir karaktere büründürerek, kendi düşüncelerini de yansıtmaya çalışmış gibi bir durum söz konusu ki bu tip empoze etmeleri yahut yargılarını diğer karakterlerde de görüyoruz. Bu yasak aşkın, Anna ve Vronsky’in içinde bulunduğu sosyetedeki yankılarını, sosyetenin bu bireylere davranışlarını da, özellikle kocasını aldatan bir kadına yönelik davranışları dönemin toplumu yönünden incelemiş Anna Karenina romanında Tolstoy, bir aşk hikayesi üzerinden Rus toplumunda ki çarpıklıkları ve insan ilişkilerini eleştirmiştir… Hatta onlara bir
Anna KareninaLev Tolstoy · İletişim Yayınları · 201755,5bin okunma
Tolstoy’un kalemini çok beğeniyorum güçlü bir kalemi var
Puan vermedi·984 syf.··
2024 1. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 09 Ocak 2024 19:02
Bilgelik günlüğü kitabı, Tolstoy’un okuduğu kitaplar hakkında 1880’lerden itibaren ölümüne kadar olan okuma ve yazma notlarından aforizmalardanoluşuyor. Tolstoy kitabını şöyle tanımlamış: “Her Gün İçin Bilge İnsanlardan Derlenmiş Düşünceler” Bilge insanlar dediği, kendisinden önce dünya yazın düşün tarihine damgasını vurmuş insanlardır. Kimler yok ki… Yaklaşık bin sayfalık bir kitaptır. Okuduktan sonra bende düşündürdüğü ilk şey, Bin kitaplık bir kitap. Abartısız söylüyorum. Sanki bin kitap okumuş gibi oluyorsunuz. Kitabı Okurken kendi kendinize İşte bende böyle düşünüyorum ama yazar gibi ifade edemiyorum diyeceksiniz Kitapta hayata dair insanı ilgilendiren hemen hemen her konuda en deneyimli farklı düşünürlerinde yazarlarında en çarpıcı etkileyici sözlerini ve yorumlarını okuyoruz. Hatta (İncilden yuhanna) ,(kuranda da ayetlerden örnekler verilmiş ) Tolstoy’un iyi bir yazardan önce, çok iyi bir okuyucu ve gözlemci olduğunu anlıyoruz. Bazı kitapları tam olarak anlatamazsınız, eksik kalacağından şüphe duyarsınız. İşte bu da öyle bir kitap. Kitaptan çok, kitaplar topluluğu diyeyim. Kitap hakkında kuracağım ilk ve son cümle şu olabilir. Okudukça insanı olgunlaştıran bir kitap. Okumanızı tavsiye ederim
Bilgelik GünlüğüLev Tolstoy · Alfa Yayınları · 2022375 okunma
Puan vermedi·656 syf.··
2023 1. kitabı
·
70 günde okudu
·
Okunma: 31 Aralık 2023 00:22
Bir klasik esere başlamak beni her zaman heyecanlandırır çünkü baştan bilirim ki beni çok değişik karakterler insanlar, duygular beklemektedir. Heyecan duyarım çünkü hele önceden yazarın başka eserlerinden etkilenmişsem, kitaba sırtımı dayayabileceğimi bilirim. Heyecanlanırım, bilirim ki karşılaşacağım bir cümle hayatımızın belli noktalarına dokunacak ve yüreğimizin ritmini belirleyecektir. Victor Hugo şaşırtmadı.Kitabın bütünü on bir kısa kitaptan oluşuyor. Çoğu klasik gibi başlarda düşük tempo karakterlerin tanıtılması kentin mekanları tasvirleri, yaşanan yerlerin betimlemeleri doğanın ritminin tıpkı bir tabloya çizilmesi gibi süre gelen cümlelerle başlıyor. Kitabın ilk 200 sayfasında kendimi kaptırdığımı ve kitaba ısındığımı fark ediyordum ki, biraz sıkıcı ilerledi öyle bir betimleme arası koymuş ki yazar, eğer o yerlere gitmediyseniz, bilmiyorsanız, ilginizi çekmiyorsa oldukça sıkılıyorsunuz. Acayip sıkıldım. En az 200 sayfaya gelene kadar sıkıldım. Ve artık acaba kitap böylemi gidecek ya derken, yeni bölümlerle beraber ritmini buldu ve sonlarında büyük bir sahneyle tamamladı. Günümüzde yaşanan tercihlerimizin en temel sonuçlarını bir bakıma görebiliyoruz diyebilirim. Ne acı ne trajedi. Bir de tabi bunun toplumsal katmanlarda görünen ve yargılanan kısımların görüyoruz. Ortaçağ’da yaşayan bu insanların, kralın, subayların, hırsızların, kilisenin ne derecede etkili ya da nasıl yaşadıkları kitabın kabuğunu oluşturmakta. Toparlamam gerekirse, birçok açıdan ayna gibi yüzümüze çarpan hikâyeler var. Trajedi var, sevgi var, insan doğası var tabi ki. Güzel bir klasik okumak istiyorsanız tabi ki buyurun. Lakin başlarda sıkılabilirsiniz, tabi. kitapta kalın
Notre Dame'ın KamburuVictor Hugo · Can Yayınları · 201942,1bin okunma
Sadece alın ve okuyun tadı damağımızda kalan çok gerçekçi bir kitap
Puan vermedi
Lise yıllarımda okul kütüphanesinde okuduğum en güzel kitaptı yıllar sonra tekrar okuyasım geldi yıllar sonra tekrar okuyarak farklı bir heyecan benim için öyle bir etki bırakmış ki tekrar okumak isteği oluştu Bu sefer daha iyi anlayarak okudum olayları ve karakterlerin kendi içinde yaşadıkları içsel yolcuklarını eşlik ediyorsun ve iyi anlıyorsun. Düşünerek, analiz ederek, kendini o karakterler gibi hissediyorsun maria ile Raif efendi herkesin kendine yakın bulacağı birer baş kahramanlardır. Belki uzun uzun anlatılmalı belki her kelimesine dünyaları sığdırmalı ama her şeyi söyleyecek tek bir söz var. İnsan, yanındakiyle yaşlanır aklındakiyle ölür ve öyle de gerçekleşiyor bitiyor kitap
Kürk Mantolu MadonnaSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025375,8bin okunma