özlem

özlem
@ozlematay
Her gün biri çıkar, başlar, benim ben demeye, Altınları , gümüşleriyle övünmeye. Tam işleri dilediği düzene girer, Ecel çıkıverir pusudan:Benim ben, diye.
Reklam
Kalabalığın farkına bile varmadığı kısacık bir an, âşık içinse bir sonsuzluktu bu. Zamanın iki yüzü var, dedi kendi kendine Hayyam, iki boyutu; uzunluğunu güneşin seyri belirliyor, kalınlığını ise tutkular.
-Düşündüklerimi ifade etmek için yaşlanmayı mı beklemem gerek? -Her düşündüğünü ifade edebileceğin gün, senin torunlarının torunları bile ihtiyarlamış olacak. Şimdi sır ve korku devrindeyiz, iki yüzün olmalı, birini kalabalığa göstermeli, ötekini kendine ve Yaratıcı’na saklamalısın. Gözlerini, kulaklarını ve dilini korumak istiyorsan, gözlerin, kulakların ve bir dilin olduğunu unut.
Saldırıya geçen kalabalığın altında ezilirken ellerinden kurtulmak için çırpınmaya kalkışmadı,giysilerinin parçalanmasına ve bedeninin lime lime edilmesine boyun eğecekti tevekkülle, gırtlağının kesilmesini bekleyen kurbanın o gevşek uyuşukluğuna bırakmıştı bile kendini, hiçbir şey hissetmiyor, hiçbir şey duymuyordu, kendi içine kapanmış, surlarını bulutlara dek yükseltip kapılarını sıkı sıkı örtmüştü.
Demek ki insanlığa güven duymanın tam olarak yıkılışı böyle oluyormuş diyordum, umut kapılarının, pencerelerinin sıkı sıkıya kapatıldığı bir kararlılık hali, artık hiç kimsenin aralamayacağı bir demir kapı…
Sayfa 145·Kitabı okudu
Reklam