Isaac Asimov'un kaleme aldığı Vakıf Serisi yedi kitaptan oluşmakla birlikte yazar Roma Imparatorluğu'nun çöküş dönemini esas alarak bir bilimkurgu evreni yaratmış. Eserde Vakıf'ın kurucusu Hari Seldon bir matematikçi olup içinde bulunduğu Galaktik Imparatorluğun 300 sene içerisinde bir çöküşe uğrayacağını, bunun ise beraberinde 30 bin yıl sürecek bir kaos ve dağılmayı beraberinde getireceğini öngörür.
Bu çöküşü durdurmak imkansız olmakla birlikte dağılmanın süresini en aza indirgeyip bin yıla yaymak pekâlâ mümkündür. Çöküş döneminden sonra elbette yeni bir imparatorluk tekrar kurulacaktır ve bu da bilimin sayesinde olacaktır. Bunu yapmak da Hari Seldon'a düşmekte olup teorisyeni olduğu kuramsal bir bilim dalı olan "psikotarih"ten hareketle gelecekte yaşanılacak olayların öngörülebileceğini, bireylerden bağımsız kitlelerin yapacağı eylemlerin bir neden-sonuç ilişkisi içerisinde determinist bir anlayışla tahmin edilebileceğini öne sürer. Bu amaçla kurduğu Vakıf'ın görünürdeki amacı bir imparatorluk ansiklopedisi oluşturmak, çöküş döneminde kaybolacağını inandığı bilgi ve birikimin gelecek kuşaklara aktarımını korumaktır. Galaktik Imparatorluğun başkentinden uzak bir gezegen olan Terminus'a yüz bin kişilik bir bilim ekibi sürgüne gönderilir ve Vakıf'ın ilk yılları böylece başlar.
Yüzyıllardır hala çözümlenememiş olan ideal devlet anlayışını ele alış bakımından bu roman günümüze ışık tutmakta ve kitlelerin sosyolojik olgularla yönlendirilmesinin gözler önüne sermektedir. Din, ahlak, milliyetçilik ve ticaret gibi normların bu yönlendirmede nasıl birer araç olduğunu okuyucuya sunan bu roman serisi akıcı kurgusuyla severek okuyabileceğinizi düşündüğüm bir eserdir. Keyifli okumalar dilerim.
"Bir İmparatorluk'un çöküşü, beyler, devasa bir olaydır ve böylesi bir şeyle baş etmek
Isaac Asimov'un kaleme aldığı Vakıf Serisi yedi kitaptan oluşmakla birlikte yazar Roma Imparatorluğu'nun çöküş dönemini esas alarak bir bilimkurgu evreni yaratmış. Eserde Vakıf'ın kurucusu Hari Seldon bir matematikçi olup içinde bulunduğu Galaktik Imparatorluğun 300 sene içerisinde bir çöküşe uğrayacağını, bunun ise beraberinde 30 bin yıl sürecek bir kaos ve dağılmayı beraberinde getireceğini öngörür.
Bu çöküşü durdurmak imkansız olmakla birlikte dağılmanın süresini en aza indirgeyip bin yıla yaymak pekâlâ mümkündür. Çöküş döneminden sonra elbette yeni bir imparatorluk tekrar kurulacaktır ve bu da bilimin sayesinde olacaktır. Bunu yapmak da Hari Seldon'a düşmekte olup teorisyeni olduğu kuramsal bir bilim dalı olan "psikotarih"ten hareketle gelecekte yaşanılacak olayların öngörülebileceğini, bireylerden bağımsız kitlelerin yapacağı eylemlerin bir neden-sonuç ilişkisi içerisinde determinist bir anlayışla tahmin edilebileceğini öne sürer. Bu amaçla kurduğu Vakıf'ın görünürdeki amacı bir imparatorluk ansiklopedisi oluşturmak, çöküş döneminde kaybolacağını inandığı bilgi ve birikimin gelecek kuşaklara aktarımını korumaktır. Galaktik Imparatorluğun başkentinden uzak bir gezegen olan Terminus'a yüz bin kişilik bir bilim ekibi sürgüne gönderilir ve Vakıf'ın ilk yılları böylece başlar.
Yüzyıllardır hala çözümlenememiş olan ideal devlet anlayışını ele alış bakımından bu roman günümüze ışık tutmakta ve kitlelerin sosyolojik olgularla yönlendirilmesinin gözler önüne sermektedir. Din, ahlak, milliyetçilik ve ticaret gibi normların bu yönlendirmede nasıl birer araç olduğunu okuyucuya sunan bu roman serisi akıcı kurgusuyla severek okuyabileceğinizi düşündüğüm bir eserdir. Keyifli okumalar dilerim.
"Bir İmparatorluk'un çöküşü, beyler, devasa bir olaydır ve böylesi bir şeyle baş etmek
Yıl 1938 Orson Welles Dünyalar Savaşı adlı eseri radyoda canlandırmaktadır. Columbia Broadcasting Systemin Radyo üzerindeki 30 Ekim 1938 tarihli pazar günkü yayınıdır. Cadılar Bayramı günüdür ve saat sekizde gerçekleştirilen program canlı olarak yapılmaktadır.
Welles kendini oyunculuğa o kadar kaptıracaktır ki Amerikan vatandaşları ülkelerinin altı saatliğine gerçekten istila edildiğine inanir.
Radyo programına 6 milyon kişi dinler1,7 milyon kisi gerçek oldugunu zanneder. 1.2 m kisi korkudan şok gecirier. Yüzbinler silahları ile uzaylı avına çıkar kiliseler son duasını etmek isteyen insanlarla dolup taşar.
Bu dönem bugüne göre çok daha az mecranın olduğu, ne söylense hedef kitlede yüksek etkinin yaratılabileceği bir dönemdir.
Yanlış anlaşılan Uzaylılar tiyatrosu iletişim dünyasında büyük yankı yaratmıştır bir ay içinde olay hakkında 12500 makale yazılır iletişim etkileri Üzerinde yapılacak ciddi çalışmalarında tetikleyicisi olacaktır bu olay. 80 yıldır da bu etki nasıl yaratılır üzerine çalışmalar devam etmektedir.
Bu dönemden sonra yaşanacaklar tam da bu etkinin yeniden canlandırılması, sürekli arttırılması üzerine olacaktır. İnsan hep hedef olacaktır, gerçeklik ise hep maniple edilmeye çalışılan bir olgu.
Demokrasinin esas prensibi, halkın egemenliğidir. Ama milletin kendini yönetecekleri iyi seçebilmesi için, yetişkin ve iyi eğitim görmüş olması şarttır. Eğer bu sağlanamazsa demokrasi, otokrasiye geçebilir. Halk övülmeyi sever. Onun için, güzel sözlü demagoglar, kötü de olsalar, başa geçebilirler. Oy toplamasını bilen herkesin, devleti idare edebileceği zannedilir.
Platon - Devlet