Yürüdüm saatlerce... Kaçtım kendimden, düşüncelerimden, acımdan. Ama nereye gitsem sen varsın anne. Her sokakta, her köşede, her hatırada... Geçen sene bugün yan yanaydık. Şimdi ise sadece özlemin kaldı. Kalbim hala inanamıyor. Kabullenmek zor geliyor, bazen aklımı kaçıracakmışım gibi hissediyorum. Zaman geçiyor diyorlar. Günler, aylar geçiyor ama acın dinmiyor. Sadece günleri sürüklüyoruz. Yaşıyor gibi görünüyorum ama içimde bir şeyler eksik. Seninle birlikte neşem de gitti. Bazı saatler var ki, özlemin öyle ağır çöküyor ki içime... Yok olmak istiyorum. Hayattan değil belki, ama bu acıdan kaçmak istiyorum. Çünkü senin yokluğun, tarif edilemeyen bir boşluk bıraktı bende. Seni çok özlüyorum..
1000Kitap
Şimdi ilaçsız bir zihni hiç olmadığı kadar özlüyorum. Bana verdiği tüm görkemli imgeleri, onları şiirlerde ve öykülerde kullanabilmeyi özlüyorum. Acının doğurduğu bir ilhamlar bütününü her bir parçamla istiyorum. Gözüm görmezken hiçbir şeyi, tüm putları bir bir yıkıp geçerek adımladığım yolu hiçbir harita vermiyor bana artık. Evet, sanıyorum ki bir hastalığın semptomlarından kurtulmak maddeyi özlemekle eşdeğer. Sevgili bipolar, sana sayısız mektup yazdım ki bu oldukça komik. Senin bana verdiğin muhteşem günleri özledim ve rezil günlerine lanetler okudum. Artık ilaçlar sayesinde ehlileştin. Ne maninin göz alıcı, insanı zamandan koparan ayları uğruyor ne de depresyonun kara bir psikoza hapseden ayları. Böylelikle yıllardır aradığım bir ortalık halini elde etmiş bulunuyorum. Ne var ki mutlu değilim. Şimdi bir bağımlı gibi eski zamanların uçarılığını özlüyor ve bu renklerinden arınmış dünyayı sevmiyorum. Gözlerimin pek alıştığı aydınlığı, gözlerimin pek alıştığı karanlığı arıyorum.
1000Kitap
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Kendime giden yolu özledim. İçimdeki beni özlüyorum.
Eski hesabımı çok özlüyorum. Çok garip ama böyle. Keşke silmeseydim diyorum bazen. Hayatımda birçok şeyin durmadan ama durmadan yandığı o ismi lazım değil yılla birlikte o da gitti. Konuştuğum kimse de yoktu öyle ama kendi kendime seslenişim vardı hep. Sen varsın diye sildim ama en çok. Madem gidiyordum tam olmalıydı. Beni görmeni istemedim. Seni görmek istemedim. Uzunca bir süre uzaktan baktım yalan yok. Göz alışkanlığı. Artık bakmıyorum. Şimdi yazarken fark ediyorum ciddi ciddi bakmıyorum. Ben artık geçmişe dair salt kendimi merak ediyorum. Kendimi araştırıp gerekirse yontuyorum.Aylin Balboa’nın Osman’ı ile bitirecek güçte değil yazdıklarım biliyorum. Ama hislerim öyle, artık hislerimin ebedî kale muhafızıyım Osman.
"Özlüyorum... Bazen bir şarkının ortasında, Yarım yamalak bir gülüşün arkasında, Gecenin bilmem kaçında, Sabahın uykusunda, Özlüyorum. Ve bil diye değil, Gel diye söylüyorum."
Şiir
Sadece susarak özlüyorum seni. Hiç tanımadan. Ne garip! #banktaoturankadın