Kitap Sierva Maria adında 12 yaşındaki bir kız çocuğunu kuduz olduğu düşünülen bir köpeğin ısırması ile başlıyor. Hastalık belirtisi göstermeyen kızın içine cin kaçtığını düşünüyorlar ve bir piskoposun tavsiyesi üzerine Santa Clara Manastırına kapatıyorlar. Ayinler yaparak, hücrelere kapatarak cini çıkarmaya çalışıyorlar. Ama asıl sorun ne cin ne de kuduz hastalığı.
“Mutluluğun iyi edemediğini iyileştirecek ilaç yoktur.” diyor kitapta. İşte asıl sorun tam da bu. Sierva Maria sevgisiz, ilgisiz, ihmal edilerek ve yalnızlaştırılarak büyüyen bir çocuk. Bunu farkedemeyerek onun ruh halinin sebebini batıl ve bağnaz inanışlara yoruyorlar.
Kitabın arka kapağında ifade edilen gibi büyülü bir aşk hikayesi sunmuyor bizlere. Aşk hikayesinden çok daha öte konulara değiniliyor. Ayrıca aşk adı altında 12 yaşındaki bir çocuğun ve 33 yaşındaki bir rahibin kullanılması her ne kadar anlatılan dönem için normal karşılanan bir durum olsa da okurken beni rahatsız etti. Onun dışında kitabı oldukça akıcı ve okunması kolay buldum.