Yazarın bendeki üçüncü kitabı, kalemini kesinlikle bir kelimeyle sarsıcı bulduğum doğrudur.Olay ağının tam içinde, kendimi ‘ben olsam ne düşünürdüm?’ diyerek sorgularken buluyorum kendimi.Kadına şiddetinin gündelik hayata ne kadar yerleştiğini, basitleştiğini, normalleştirmek yerine ironiyle eleştirdiğini düşünerek ele almak istedim Kara Sis’i.Çok yakın zamanda bir cezaevi müzesini çok detaylı gezdiğim için gözümde canlandırarak ilerlediğim Kara Sis’te beni çok etkileyen cümleler vardı.Mahkumların birbirine bağının, hayatlarının bir anda beraber akmaya başladığı C-6 koğuşundan sonra asla eskisi gibi olmadığını, umudun her zaman yanında olmasını gerektiğini okudukça bunun bir ihtiyaç olduğunu çarpıcı bir şekilde görüyorsun.Ve son olarak Barana’yla Mesut hocanın arasındaki ince düşüncelerin aslında beni de hayata bağlayan kırmızı bayraklar olduğunu belirtmek isterim.’Aldığı tohumları havalandırmadaki yarığa ekmişti Mesut Bey, tohumlar ilkbaharda yeşerip çiçek açsın diye…’
Kara SisKemal Varol · Everest Yayınları · 20211,421 okunma
Eğer bir gün birine yeniden kırılırsam, onu kaybetmeden önce vedalaşacağım. Bu defa hiçbir şeyi içimde tutmayacağım. Artık biliyorum ki sevgi bitse bile vedalaşma hakkı bitmemeli!
Karakterin gerçek olması, yaşadıklarının çok güç olması beni çok etkiledi. Uzun zamandır okuduğum en uzun romanlardan birisi olmasına rağmen sayfaları satır okur gibi hızla aktı. Fidan'ın da doğduğu ev kaderi oldu, bu yaşadığı son olsun, sonrası kolay olsun diyerek elim kalbimde okuduğum hayatında tutunacak bir dal bularak tekrar göğsünü gererek güçlü durması bana ilham verdi.