“Kadercilik ve uyuşukluk çevreyle baş edememenin doğal sonuçlarıdır. Deneysel olarak aşırı yüklenmeye maruz bırakılan bir kobay da sonunda sessizce bir köşeye çekilir ve ayaklarını ağzına götürerek amaçsızca çiğner... Günümüz çalışanıysa sistemi oluşturan mozaiğin yalnızca çok küçük bir parçası. Üstelik çoğu kez sistemin bütününden ya da sistem içerisindeki yerinden de haberdar değil. bireyin sistem içerisindeki yerini hiçe indirgeyen böylesi bir dünyanın insanda yarattığı kopukluk bazen davranış bozukluklarına neden olmaktadır. Aslında çağdaş toplumların en önemli ruh sağlığı sorunu da budur!
“Çağdaş toplumlar ise insanın varoluşundan haberdar olabilmesine ve kendi iç yaşantısı doğrultusunda davranmasına öncelik tanır. Bir başka değişle, bir insanın gerçek kimliği , yaşadığı olayların ne olduğuna değil, o olayların kişi tarafından nasıl yaşandığına göre belirlenir.”
“İnsan hem yapan hem bozan hem seven hem kıran bir varlıktır. Bu çelişki onun kendisini ve diğer insanları anlayabilmesini güçleştiren en önemli etmenlerden biri olmuştur.”