Ne hesabını vereceğim bir günüm oldu ne de vicdanımı lekeleyen bir geçmşim. Ne hissettiysem onu söyledim,onu yaşadım. Yaşadığın tek bir andan bile pişmanlık duymadım. Asla keşkelrim olmdı.
Hepimizin özgür iradesi vardır ama ancak gözlerimizi, geçmişimizin ve bugünümüzün gerçeklerine açtığımız zaman özgür iradeden olabildiğince yararlanırız.
Ölüme teslim olmuştu ya da daha doğrusu kendini ölmeye hazırlamıştı. Hayır, hayatında hiçbir hesap yoktu,hiçbir vicdan muhasebesi yoktu. Dua etmeyecekti. Ölümüne hep bir ironiyle yaklaşmıştı, kendini kurban hissetmeye başladığı andan itibaren ölüm ondan uzaklaşmıştı. Şimdiyse kendini artık kurban gibi hissetmediği anda onu almaya gelmişti. Rahat olduğunu söylemek biraz abartılı olurdu ama kısa bir süre öncesine kadar duyduğu korku yok olmuştu. Sanki titremez ve bu reste cesurca göğüs gererse acı çekmeyecekmiş gibi çocukça bir inanç içindeydi.
"On kişilik. Hepsi de kendi hafızasına ve kendi özerkliğine sahip on farklı kişi. Ve bunların içinde bazıları diğerlerinden haberdar . Billy Milligan birbirinden tamamen farklı on kişi bir bedende yaşıyordu. Buna çoklu karakter bozukluğu deniliyordu."