Çok fazla Alman edebiyatından kitap okumadığı fark edip elime aldığım bir kitap oldu. Kitabın ismi beni kendine çekti zira hangimiz mutsuzluk zamanlarında mutluluğu aramıyoruz ki.
.
Kitap hayat üzerine bolca düşünmemi sağlayan bir çok güzel cümleler bıraktı bana. En sevdiğim söz tam da okuduğum sıralarda hissettiğim ama bir türlü korkumdan dile getiremediğim cümlelerden biri: "İnsan ilerleyerek sonuç alamayacağını idrak edene kadar çok yol yürüyor. O zaman da koşturup durmak yerine etrafına bakmaya başlıyor."
.
Biraz oturup dinlemeye, etrafımızda olup biteni görmeye ihtiyacımız var. Kitap, kapitalist bir toplumda felsefe okumuş bir adamın hiç bir yere sığamamasının hikayesi. Trajikomik, melankolik ve bir o kadar bizden. Herkese tavsiye ederim.