Ali ozturk

Ali ozturk
@oztrkali
Zamana, zaman tanimali insan...
Edebiyat
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
'cahil olmak isterdim, böylece ne kadar cahil olduğumu bilemezdim.'
Edebiyat
'Geçmişe ait bir film, geçmişin kendisi değildir.'
Edebiyat
Ölümsüz gençliğin şövalyesi ellisinde uydu yüreğinde çarpan aklına, bir Temmuz sabahı fethine çıktı güzelin, doğrunun, haklının: önünde, şirret, aptal devleriyle dünya, altında mahzun, fakat kahraman Rosinant’ı. Bilirim hele bir düşmeyegör hasretin hâlisine, hele bir de tam okka dört yüz dirhemse yürek, yolu yok, Don Kişot’um benim, yolu yok, yeldeğirmenleriyle döğüşülecek. Haklısın, elbette senin Dülsinya’ndır en güzel kadını yeryüzünün, sen, elbette bezirgânların suratına haykıracaksın bunu, alaşağı edecekler seni bir temiz pataklayacaklar. Fakat, sen, yenilmez şövalyesi susuzluğumuzun, sen, bir alev gibi yanmakta devâmedeceksin ağır, demir kabuğunun içinde ve Dülsinya bir kat daha güzelleşecek… Nazım Hikmet
Şiir
MASA DA MASAYMİS HA Adam yaşama sevinci içinde masaya anahtarlarını koydu Bakır kaseye çiçekleri koydu Sütünü, yumurtasını koydu Pencereden gelen ışığı koydu Bisiklet sesini, çıkrık sesini Ekmeğin havanın yumuşaklığını koydu adam masaya Aklında olup bitenleri koydu Ne yapmak istiyordu hayatta işte onu koydu Kimi seviyordu, kimi sevmiyordu Adam masaya onları da koydu Üç kere üç dokuz ederdi Adam koydu masaya dokuzu Pencere yanındaydı, gökyüzü yanında Uzandı masaya sonsuzu koydu Bir bira içmek istiyordu kaç gündür Masaya biranın dökülüşünü koydu Uykusunu koydu, uyanıklığını koydu Tokluğunu, açlığını koydu Masa da masaymış ha Bana mısın demedi bu kadar yüke Bir iki sallandı durdu Adam ha babam koyuyordu Edip Cansever
Şiir