....Ne zaman bir yılgınlık, bir umutsuzluk çökse karımcaların üstüne; hemen ardında, ona karşı bir umut sözü, bir ışık gibi parlıyordu karınca ülkesine... Ekmeksiz, susuz, hsvasız yaşayabilirler diye; ama umutsuz yaşayamazlardı.
Kronik vicdan azabı, tüm ahlakcilarin hemfikir olduğu gibi, hiç de istenmeyen bir duygudur. Eğer kötü bir davranışta bulunduysaniz, pişmanlık duyun, elinizden geldigince durumu düzeltin ve bir dahaki sefere daha iyi davranmaya bakın. Ne sebeble olursa olsun hastanızın üzerinde kara kara düşünmeyin.
Temizlenmenin yolu çamurda yuvarlanmak değildir.
..Çünkü bizim dünyamız Othello' nunkiyle aynı değil..dünya şu anda istikrara kavuşmuş durumda. İnsanlar mutlu; istediklerini alıyorlar ve ulaşamayacakları şeyleri de asla istemiyorlar. Refahlari yerinde, emniyetteler, hiç hastalanmyorlar, ölümden korkmuyorlar, ishtiras ve ihtiyarlıktan habersizler, güçlü duygular hissedecekleri eşleri, çocukları ve sevgilileri yok. Şartlandırma uyarınca davranmaları gerektiği gibi davranmak zorundalar..
...'mutluluk ve erdemin sırrıdır; yapmak zorunda olduğun şeyi sevmek.
Tüm şartlandırmaların amacı budur: İnsanlara, kaçınılmaz toplumsal yazgılarını sevdirmek.'