Tabular, tabular.. her adımda, şuura dur emrini veren bir jandarma neferi. Her kapının arkasında, elinde bıçak, bekleyen bir harem ağası. Düşünme! Düşüneni iftiranın ve sefaletin lağımında boğduktan sonra, ellerimizi yıkayıp “ efendim bizde filozof yetişmiyor” diye ah-u vahlar.
Bizim, ne nebatlara karşı sevgimiz, ne kitap düşkünlüğümüz var. Ama, insanlığı ilgilendiren en büyük, en hayati davalar karşısında ondan çok daha sağır, ondan çok daha körüz.