Bir yandan, yalan çoğunlukla bir kişilik özelliğidir; öte yandan, başka koşullarda yalan söylemeyecek olan kadınlarda, hayatlarını mahvedecek olan ani tehlikeye, yani aşka karşı bir doğaçlama olarak ortaya çıkan, giderek örgütlenen bir savunma aracıdır.
Çünkü insanların bizim gözümüzdeki gerçekliği, öldükten sonra ancak kısa bir süre varlığını sürdürür; birkaç yılın sonunda, varlığına artık inanmadığımız için korkmadan hakaret edebildiğimiz, rafa kalkmış dinlerin tanrılarına benzerler.