“Kimiyse zamanının denetimi kendi elinde değilmişçesine her yere geç kalır. Böyle insanlar tıpkı çocukken olduğu gibi, baskı ve tehditle güdülenir , zamanlarını özerk bir biçimde kullanamazlar . Üstlerinde bir baskı olmadıkça hareketsiz kalır , başka bir gücün kendilerini eyleme geçirmesini beklerler . İçinde bulundukları durumu ‘üşenme’ sözcüğüyle dile getiren bu insanlar , günlük yaşamlarını başkalarının kendilerine verdiği bir görev gibi sürdürürler . Özerkliği öğrenememiş olmaları kendi sorumluluklarını üstlenebilmelerini engellediğinden , zaman kullanımını kendi dışlarındaki etmenlere bırakarak sürüklenir , üstelik bundan ötürü çevresel koşulları sorumlu tutarlar. Her yere geç kalma eğiliminde olan insanlar , bunun kendi sorumlulukları olduğunu görmezden gelerek , her defasında gecikmelerini haklı gösterecek bir neden bulurlar. “