Yani belki de aşk , birine karşı duyulan hisler toplamından ziyade , kendi başına yetişen , sahibini arayan öksüz duyguların neticesidir . İnsan bazen kime âşık olacağını seçemez . Kalbin zamanı gelmiştir ve karşısına çıkan ilk ihtimale sarılıverir.
Ah , bu erkekler ! Hepsinde aynı gurur , aynı kendini beğenmişlik . Bizim de bir kalbimiz olduğunu , bizim de “mutlaka “ isteyecek bir şeyimiz olabileceğini , bir türlü akıllarına getirmek istemiyorlar .