Öte yandan insanlarn en akıllılarının, seckinlerinin koydugu yasalarn da bu ilahi yasaya aykiri olmadigi, olamayacagi, belki ona ilave olarak, onun, hakkinda hüküm vermedigi genis bir grup olayi düzenlemek gibi faydalı bir görev yapacagi ilke olarak kabul edilmistir.
Bu yara, için için yanan bir ateş gibidir. Üstünü küllenmiş görürsünüz! Fakat o ancak küllenmistir, sönmüs degildir. Bazen bir demet çiçek, bazen bir yığın toprak, mazinin kökünden kopmus bir nefes gibi bükülür otlar, o zaman bu atesin bütün hızı ile yanmakta ve yakmakta olduğu görülür... O, ne zaman sönecektir, bilir misiniz?"
"Ne zaman, Zehra?.. Ne zaman?."
Fikret, kisik bir sesle soruyor ve gözlerinde sonsuz bir aci ile bekliyor...
“ Yürekteki son damla kan soğuduğu gün!”