kendini temize çekme isteği.. boş kağıt kalmamış ve her sayfa karalanmış.. buruşturup çöpe atmalık bir hayat.. geri dönüşüm olmayan bir yerde. hahaha.. insan bazen bu çöl sıcağında bir dizenin altında gölgelenmek istiyor.. nfk'nın 'bir şey koptu, şey, her şeyi tutan bir şey.." ya da behramoğlu'nun "yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var" Öğrendiğim her şey bir şeyi boşa çık-arıyor.. Topçu ile bir olup 'bize yaşamak öğretilmeliydi' diye bağırmalık bir gece.. Sivrisineklerle karadut içip ne var lan ısıracak diye koyu bir sohbet bünyeyi resetlerdi gibi bir gece. Sivrisinek5 aile albümünden bir fotoğraf gösterip "bak bu benim halamın kaynı, onu geçen sene kaybettik zzz zzz zz" derse ben de onunla oturup timsah göz yaşı dökerim biraz.. sonra bugün bin kez dinlediğim nev şarkısını açarım. Sivrisinek9 sivrisinek7'yi hatırlayıp kendini detan'a verirse işler rayından çıkar. Olaylar gelişir. Sivrisinek de olsan gönül işleri çoğh zor. Ben bu konuya niye geldim, neden geldim.. Evet yaza yaza geldim hatta yaza geldim son anda yazageldim.. İnsan bazen the guernsey literary and potato peel pie society filmindeki gibi cılız bir umudun yeşermesini istiyor. Ne çok şey istiyoruz ve hiçbir şey olmuyor. Belki de oluyor ya da olurmuş gibi olmasına tav olurken olanlar oluyor. O kadar olmuyor ki bu kadar olmaz.. Bu kadarı olamaz.. Bu yol bom💩 bir yere evrilmeden kendime gelsem diyorum.. Marmara artiz artiz konuşmaya başlıyor kafamda.. "Bir şeyden kaçıyorum bir şeyden, kendimi bulamıyorum, dönüp gelip kendime yerleşemiyorum, kendimi bir yer edinemiyorum, kendime bir yer... Kafatasımın içini, bir küçük huzur adına aynalarla kaplattım, ölü ben'im kendini izlesin her yandan, o tuhaf sır içinden!” aynalar Orhan'ı hatırlattı.. Orhan bana kimi hatırlattı.. Doğru soru ne, sorunun cevabı
Her Neyse..
Tıbbi sekreterlik kabus aslında.Yanımda kasap doktorlar olacak.
"Sence sadece kanser mi? Psikiyatriye gittim. Antisosyal kişilik bozukluğu olan bir erkeğe ilaç yazıldı ve askere gidebilir raporu verdi. Şaka gibi. Bana döndü. Kendime zarar verdiğimi ve çevreme de zarar verebildiğimi söyledim. Psikiyatrist adam güldü ve "sevgilinden mi ayrıldın?" diye cinsiyetçi bir soru sordu alayla. "Hayır" dedim. Bir ilaç hafif yazdı. Yolladı. İlaç midemi bulandırdı. Kullanamadım. Psikoloğa da göndermedi. 15 yaşımda psikologa gittiğimde psikolog kadın elime kitap adı yazdırdı. "Sosyal fobi değil, çekingenliğin var. Bazı insanların az arkadaşı olur" diyip bütün hayatımı, kullanamadığım tek toplu taşımayı bile anlamadı. Çok sinir oldum. En sonunda ben araştırıp kendimi kendi yöntemlerimle hayatta tutmaya çalıştım. Tek tek özgün taktikler buldum toplu taşıma kullanmak ve insan içine tek kalabalık yerlere gitmek için. Nefes alamıyorum. "Sanırım burnumda et var" dedim. Adı üstünde "sanırım". Kesin değil. Burnuma bir ışık tutup baktı kulak burun boğaz erkek doktor. Bir film bile çekmedi veya tavsiye vermedi belki başka bir şey olabilir diye. "Köpek g*tünü görmüş yaram var sanmış" dedi. İlaç bile yazmadı. Odayı sinirle terk ettim. Böbreğime baktırmayı bile halamın doktorun üstünde birkaç ikazıyla oldu. Yanılmadım. Böbreğimin biri küçük, diğeri biraz büyüktü. Enfeksiyon vardı. Bir keresinde de böbreklerime bakan kadın doktor beni zorbalayarak 15 yaşımda "erkek doktor baktırmazsan bakar" tehdidiyle yanımda halam da varken cinsel muayene yaptı. Doktorların çoğundan nefret ediyorum. Narsist, ruh hastası, kendini beğenmiş ve katil ruhlu bilinçli veya bilinçsiz dikkatsiz insanlar topluluğu. Kan testlerine bile dikkatli bakmıyorlar. Bir şeyinin olmadığını söylüyorlar. Vücudunda tamamen eksiklik çıkana kadar susuyorlar. Neymiş? Değerler birkaç değerle
1000Kitap
Reklam
1946 seçimleri, Türkiye'nin çok partili döneme geçtiği ilk seçimlerdir. Bu tarihi mecliste hem Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) hem de Demokrat Parti (DP) listelerinden gayrimüslim Türk vatandaşları milletvekili seçilmiştir: ​Nikola Fakacelli (CHP - İstanbul / Rum asıllı) ​Vasil Konos (CHP - İstanbul / Rum asıllı) ​Salamon Adato (DP - İstanbul / Yahudi asıllı) Berç Türker Keresteciyan (Afyonkarahisar / Ermeni asıllı) Dr. Samuel Abrevaya Marmaralı (Niğde / Yahudi asıllı) İstamat Zihni Özdamar (Eskişehir / Karamanlı Rum asıllı) Nikola Taptas (Ankara / Rum asıllı)
1000Kitap
Bir Diyarbakirl derki Gece gece düsisen Göynümün tam orta yerine Seni sigdiramiyem sevinçlerime Oturup sebehlere kadar ince ince seni düsüniyem Düsünürken vallah çok mutlu oliyem Tüm dertlerimi bir anda unutiyem Hama yanima gelmissen gelmemissen Ben düslerimle sana variyem Sair Êhmed Arif'e harfiyen katiliyem Zira malamin Diyarbekir'den bile baskin gelisen
1000Kitap
“Kulumun iki sevgili uzvunu (iki gözünü) giderirsem ve o da buna sabrederse, iki gözüne karşılık ona Cenneti veririm.” (Buhârî, Merdâ 7) Annemin bir Fadime halası var. Aynı zamanda babaannemgilin de komşusu. Çocukluğum buralarda geçti. Hatta evlerinin bir camı babaannemgilin avluya bakıyor. Ben bebekken annemgil, babaannemgil camdan beni bunlara verir, kendileri de arkadan dolaşırlarmış. Öyle bir yakınlık :)) Neyse bu Fadime halam yıllar önce gözünün birini kaybetti. Sayısız ameliyata girdi, diğer gözüne atlamasın derken diğeri de gitti. Ne zaman aklıma gelse yahut şimdi olduğu gibi ziyaretine gelsem hep bu hadis-i şerif aklıma geliyor. Rabbim, Habibin ve Habibi’nin bu hadis-i şerife hürmetine Fadime halamın yaşadığı sıkıntıları; var ise hata ve günahlarına keffâret eyle. Mükâfatını cennet-i Firdevs eyle. İsmini aldığı Hz. Fâtıma annemizin şefaâtine ve yakınlığına erdir. Habib’ini ve Hz. Fâtıma annemizi vesile ederek istiyorum, sen kabul eyle.
“Bir Diyarbakırlı derki Gece gece düşisen Göynümün tam orta yerine Seni sığdıramiyem sevinçlerime Oturup sebehlere kadar İnce ince seni düşüniyem Düşünürken vallah çok mutlu oliyem Tüm dertlerimi bir anda unutiyem Hama yanıma gelmişsen gelmemişsen Ben düşlerimle sana variyem Şair Êhmed Arif'e harfiyen katıliyem Zira malamın Diyarbekir'den bile baskın gelisen..”
Diyarbakır
Reklam
Reklam