Masanın üzerinde sayfaları açılmış bir kitap duruyordu. Küçük bir okuma lambası bütün odayı aydınlatmaya çalışıyordu. Syf.92 Herkes Tek Başına Ölür ( niyetim lambamı göstermek ancak benimki yatak lambası😉🤪🔦🔦
“İnsan bazen sadece birinin onu gerçekten görmesini ister.” Hans Fallada
Alıntı
Reklam
ŞUBAT AYINDA OKUNANLAR!
Şubat biterken şunu fark ettim. Bazen insan bir ayda yaşadığından fazlasını kitaplarda yaşıyor. Şubat ayında okuduklarım: 10 kitap, 1.980 sayfa. Her biri kafamda ayrı bir kapı araladı. 📚 Bu ay biraz zihinle uğraştım, biraz yalnızlıkla. Bazen insanın karanlığına indim, bazen de sessiz ama derin hikâyelere denk geldim. Rahatsız eden de oldu, susturan da. Bazılarıysa daha uzun süre aklımda kalacak gibi. Şubat listem: 🧠 Serkan Karaismailoğlu – Dünyanın En Yalnız Beyni 🧬 Serkan Karaismailoğlu – Biomortem 🍷 Hans Fallada – Ayyaş 🌪 William Faulkner – Ses ve Öfke 🦉 Janet Frame – Baykuşlar Öterken 🪳 Matthew Maxwell – Hamamböceğine Dokunmak 🕯 Sándor Márai – Mumlar Sonuna Kadar Yanar 👶 Claire Keegan – Emanet Çocuk 🫀 Ricardo Sumalavia – Beden Kaçarken
1000Kitap
Ne parmak kaldırcam ki
Ne parmak kaldıracan ki” Rüzgârın uğultusundan duyulmaz diyerek, yaklaşmadan uzak mesafeden biraz bağırarak: “Selamünaleyküm!” — Su yok su..! :) — Su yok su..! Burda su yok diyorum. — Neden suyun yok!? Çayını içmeye geldim amaa… — Aha burda su yok, su yok diyorum. Derken diğer bir taraftan da ne demek istediğini iyice anlatabilmek için; toprağın üzerinde dövünürcesine ayak topuğu ile sertçe kurumuş toprağa vururken kelimesini destekliyordu adeta. Toprağın üstünde tepinmesi; su olsa bu topuk vuruşu ile su fışkırır çıkardı :) “Aha işte su yok, su..!” Bizimki bir tebessüm eder :) “Ne anlayışsızım yaw,” der kendi kendine. “Öküz müyüm ne?” “Hele şuna bir ders vereyim de… Çobanın suyu olmaz olur muymuş yaw? Kurdu var, kuşu var, uçanı var, kaçanı var, misafiri var; çobanın suyu biter miymiş? :)” — Haklısın, haklısın da bitti işte. — Ee buyur, oturalım hele deyşté (düzlük alan). — Kömsürlü Cafer ne ediyooo, hasmı eyimi…?? :) Hönggg…! — Ne diyon la!? O kim ya emmi? Gözün kaymağını yiyem, sorduğun kişiyi bilmiyem, seni bile…
Edebiyat
OKUMAYA BAŞLIYORUM! 📚📚 📘 Hans Fallada – Ayyaş Arka kapakta yazanlar bile rahatlatıcı değil. Bir yazarın kendi karanlığıyla hesaplaşması. Akıl hastanesinde yazılmış bir metin. Alkol, yalnızlık, toplum baskısı ve insanın kendine dayanamayışı… Henüz bir şey söylemek için çok erken. Ama şu net: Bu kitap “keyifli vakit” vaadiyle gelmiyor. Daha çok şunu diyor: “Hazırsan başla.” Sommer kim, nereye sürüklenecek, ne kadar can yakacak bilmiyorum. Bildiğim tek şey şu: Bu hikâye konfor alanına dokunacak gibi. Ben okumaya başlıyorum. Ön yargı yok. Beklenti var. Biraz da tedirginlik. 📖🍷🧠 #OkumayaBaşlıyorum #Ayyaş #HansFallada #ModernKlasikler #KaranlıkMetinler #EdebiyatMerakı #KitapGünlüğü #OkurNotları #DahaBaşındayım Hans Fallada Ayyaş
1000Kitap
Çalışmak ve Tevekkül Üzerine Bir Tahayyül
Bu hayatta herkes kendi zaman diliminde, kendi kaderinin saatine göre yaşar. Kainatın matematiğinde "Geç" veya "Erken" diye bir kavram yoktur; sadece "Vakti Gelmek"vardır. Bunu iyi analiz et: Kimi 20 yaşında milyoner olur, 50 yaşında kanserden ölür. Kimi 50 yaşına kadar sürünür, 50’sinde imparatorluğunu kurar ve 90’ına kadar krallar gibi yaşar. Kimi 20’sinde evlenir, 30’unda nefretle boşanır. Kimi 40’ında hayatının aşkını bulur ve sonsuzluğu tadar. Arkadaşın müdür oldu diye, sen geride kalmadın. O kendi saatini yaşıyor, sen kendi saatini. Hayatın start çizgisi ve finish çizgisi herkes için farklı yerdedir. Şu an bulunduğun yer, tam olarak olman gereken yerdir. Soru şu: Buradan nereye gideceksin? Hayat sana farkındalığı 15 yaşında vermediyse, suçlu değilsin. Ama hayat sana farkındalığı 25'inde, 30'unda veya 40'ında verdiği an; o an senin miladındır. Eğer o an durup; "bittik, mahvolduk, yaşıtlarım aldı yürüdü, ben geç kaldım, benden artık bir yol olmaz..." dersen eğer geçmiş olsun.
Duygu ve Düşünce
Reklam
Reklam