Sadece en temel seviyede olsa bile cevabı biliyor olduğu ger çeğinin bir önemi yoktu. Annesi hep hastaydı ve tedavi olacak pa raları yoktu. Bunu biliyordu. Ama bilmesi, kabul etmek zorunda olduğu anlamına gelmiyordu. Ona sevildiği kaç kez söylenmiş olursa olsun, terk edilmesinin her şeyin kanıtı olduğunu düşünü yordu. Yabancı bir yerde yabancı insanlarla kalan, kaybolmuş, sıs ka bir çocuk olduğu gerçeğini değiştirmiyordu. Üstelik de tek başına.
Uykusuz gecelerimde kalkıp pencere kenarında sigara içip hayaller kurarım. Mesela geçen gece Golgota tepesinde çarmıha gerilen İsa' yı kurtaracak bir plan kuruyordum, sonra yine pişmanlık içinde" Çarmıha gerilen İsa mıydı yoksa insanlık mı?" Diye kuşkuya düşüp kararsız kararsız tekrar yatağıma döndüm....