Aslında insanlar arasında yapılan anlaşmalara, ant içmelere falan pek inanmam. İnsanlar söz verir, verilen sözler sonbahar yaprakları gibi savrulur gider. Ben atılan somut adımlara inanırım, fiilen yapılanlara yani.
Her insan yaşadığı her şeyi tek başına yaşardı! Hatalar tek başına yapılır, herkes yalnız ölürdü! Öğütler ve bilgelikleri herkes kendi başına edinirdi, bunlar kan ve ateşle satın alınmaz, bu şekilde elde edildiğinde de faydası olmazdı. Memleket de zorbalar da biraz akrabalara benzerdi, istesek de bağlarımızı onlarla tümden koparamazdık.
İnsanın duygularını saklaması mümkün değildi; hislerimizin hedefi ona en layık olmayan kişi bile olsa, bu duyguları hissettiğimiz için utanç duymamalıydık.