༄ Büş

10/10
·248 syf.··
Beğendi
·
2023 6. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 21 Ocak 2023 01:00
Müthiş müthiş müthiş. Hem roman tadı, hem belgesel tadı... Anlatım harika. Herkes Into The Wild filmini duymuştur, izlemiştir. Bu kitap da o filmin başkahramanı olan Chris McCandless'ın (nam-ı diğer Alex Süperberduş) hikayesini anlatıyor. Doğa âşığı, şehir kalabalığını sevmeyen, Tolstoy ve Jack Landon hayranı bir genç. Küçüklüğünden beri zeki ama kafa yapısı çok değişik bir insan. Çoğu zaman kibirli, burnu havada, sorumsuz bir insan gibi geldi bana okurken. Kitabın konusuna değil de içeriğine değinmek istiyorum. Kitapta yer yer Chris'in günlüğüne yazdığı şeyler yer alıyor. Chris'in günlüğünü alıp baştan sona okumayı isterdim. Kitapta aynı zamanda başka talihsiz maceraperestlerin hikayelerini de anlatıp anlatımı zenginleştirmiş. İnsanların nasıl küçük hatalarla hayatlarından olduğunu okurken içim daraldı. Yazar aynı zamanda bir dağcı ve bir bölümde de kendi tırmanış hikayesini anlatmış bir buzul dağına. Hayran kaldım dağcılara. Kitabın çok sevdiğim bir diğer özelliği de her bölüm başında Chris'in okuyup da altını çizdiği kitaplardan alıntılar paylaşılması oldu. Böylelikle Chris'i daha iyi anlayabiliyoruz. Kitabın anlatımı ve içeriği çok güzel. Öyle ki kitabı elime sadece 2 kez aldım ve bitti. Bir oturuşta yarısına geldim. Filmin afişindeki ve kitabın kapağındaki otobüsü görünce adamın otobüsle seyahat ettiğini sanıyordum hep. Meğerse adamın öldüğü otobüsmüş o. Bunu öğrenmek bir miktar sarstı :(
Edebiyat
Yabana DoğruJon Krakauer · Siren Yayınları · 20131,301 okunma
Reklam
En zevkli bilim kitabı
10/10
·336 syf.··
Beğendi
·
2022 142. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 30 Kasım 2022 22:33
Okuduğum en anlaşılır ve en zevkli bilim kitabıydı. Alanında uzman olmayan okurlar için bilimi en anlaşılır kılan şey bence olayın örnek vakalarla açıklanmasıdır. Okur böylece durumu kafasında daha rahat oturtur. Bu kitabın en büyük artısı da budur. Diğer bir artısı da bölüm bölüm olması ve bölümler arasında mola verebilmenizdir. Beyin, psikoloji, psikolojik rahatsızlıklar her zaman ilgimi çekmiştir. Bize mantıksız, anlamsız gelen birçok şeyin bilimsel ve mantıklı birer açıklaması var. Beynimiz algımızdaki boşlukları neden ve nasıl doldurur? Körler halüsinasyon görebilir mi? Zihin kasımızı kasarak fiziksel performansımızı artırabilir miyiz? Farkında olmadan gördüğümüz şeyler ruh halimizi ve kararlarımızı nasıl etkiler? Sahte anılar nereden gelir? Uzaylılar tarafından kaçırıldığını ya da doğaüstü varlıklarla temas kurduğunu iddia eden insanlar gerçekte ne yaşar? Neden kendimizi gıdıklayamayız? Hipnozla cinayet işlenebilir mi? Zihin parçalandığında ne olur? Bu gibi ilginç ve merak uyandırıcı soruların cevapları bu kitapta. Kitabı okumayı düşünenlere küçük bir öneri: Eğer beynin bölümleri hakkında bir bilginiz yoksa kitabı okurken notlar almanızı tavsiye ederim. Sadece, yazar beynin bölümlerinden bahsettiğinde hangi bölümün ne işe yaradığını, neyden sorumlu olduğunu yazmanız okurken çok kolaylık sağlayacaktır.
Bilim
NöroLojikEliezer J. Sternberg · Metis Yayınları · 2019201 okunma
10/10
·230 syf.··
Beğendi
·
2022 20. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 06 Mart 2022 22:54
İkinci kitapta İttihatçılar'ın faaliyetleri, 2. Meşrutiyet'in ilanı, 31 Mart Olayı anlatılıyor. Bütün bunları Tarih dersinde anlatıldığı kadar biliyordum. O dönemde yaşamış ve işin içinde olan bir kişiden okumak çok fayda sağladı. Her ne kadar 31 Mart Olayı sırasında kendisi İtalya Askeri Ataşeliği görevinde olsa da olayları yakından takip etmiş. Atatürk, Şam'da kurduğu Vatan ve Hürriyet Cemiyeti'nin, Selanik'teki şubesinden umutlu iken, Selanik'e döndüğünde cemiyet üyelerinin İttihat ve Terakki Cemiyeti'ne geçtiğini görüyor. Bunun içinde Ali Fuat Cebesoy da var tabii ki. Fakat Cebesoy İttihatçılar'ın hayal kırıklığı olduğunu görüyor. Buna Atatürk de katılıyor. İttihatçılar'ın tek amaçlarının meşrutiyeti ilan ettirmek olduğunu, gerisini hiç düşünmediklerini görüyorlar. Üstelik Mustafa Kemal'in ve onun gibi düşünenlerin düşüncelerini, fikirlerini, uyarılarını hep göz ardı ediyorlar ve Mustafa Kemal'i kendini beğenmiş ilan ediyorlar. Oysa Mustafa Kemal'i dinleselerdi daha sağlam bir meşrutiyet olacağını dile getirmiş Cebesoy. Ordunun siyasetten ayrılmasını ve orduda birtakım değişiklikler yapılmasını tavsiye etmiş ama yine göz ardı edilmiş. İttihatçılar ülkeden gidince Enver Paşa, Atatürk için "Biz dışarıya çıktıktan sonra Mustafa Kemal olmasa idi, memleket sahipsiz kalacaktı." demiş.(s.196) Atatürk'ün İttihat ve Terakki'ye girme hikayesi de böyleymiş. Paris'teki İttihatçıların merkezinin liderlerinden sayılan Doktor Nazım, Vatan ve Hürriyet Cemiyeti üyelerine "Tarihte İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin yeri var. Memleket dışında bir hayli neşriyat yaparak kendisini tanıtmıştır. Bu ad altında toplanır çalışırsak, daha iyi netice alırız. İki ayrı cemiyet maksat ve gayeleri bir de olsa, ayrılık manzarası ifade eder." diyerek iki cemiyeti birleştirmiş.(s.151) Mustafa Kemal
Tarih
Sınıf Arkadaşım Atatürk - 2Ali Fuat Cebesoy · Cumhuriyet Yayınları · 199775 okunma
10/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2022 19. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 05 Mart 2022 00:03
Ali Fuat Cebesoy, Mustafa Kemal ile o zamanki adı "Mekteb-i Harbiye Şahane" olan Harp Okulu'nda tanışmış. O zamandan beri de yakın arkadaş olmuşlar ve birçok konuda Ali Fuat Cebesoy desteğini esirgememiş. Ali Fuat Cebesoy kadar onun babası İsmail Fazıl Paşa da Mustafa Kemal'i okul yıllarından beri tanımış ve destek vermiştir. Kitapta Cebesoy, ya direkt şahit olduğu olayları ya da Atatürk'ün bizzat kendisinin anlattığı olayları aktarıyor. Atatürk'ün hayatı kadar dönemin önemli olaylarına da değinmiş. 1897 Girit ayaklanması ve Dömeke Meydan Muharebesi'nden de bahsetmiş. Henüz okul yıllarında iken padişah II. Abdülhamit'in yönetimi ile ilgili endişeler oluşmaya başlamış. Mustafa Kemal ve arkadaşları Harp Akademisi'nde hürriyet üzerine dergi çıkarıp okulda dağıtmaya başlamışlar ve bu haber İstanbul'a gitmiş. Bunun üzerine; Mustafa Kemal, Ali Fuat Cebesoy ve arkadaşları padişaha suikast düzenleme planları suçuyla sorgulanıp hapsedilmişler. Suikast olaylarından sonra Mustafa Kemal, Ali Fuat Cebesoy ve birkaç arkadaşının mimlenmesi üzerine mezuniyetten sonra örgütlenemesinler diye İstanbul tarafından ilk görev yerleri olarak; Mustafa Kemal'i ve arkadaşı Müfit Kırşehir'i Şam'a, Ali Fuat Cebesoy'u da Beyrut'a göndermişler. Mustafa Kemal, hürriyet için Şam'da Vatan ve Hürriyet cemiyetini kurmuş. Örgütü yaymak için gizlice Makedonya'ya kaçmış. Tüm bu süreçleri ve yanında birkaç küçük anıyı da bu kitapta anlatmış. Mesela ilginç bir olay olarak: Harp Okulu'nda öğrencilerin ve subayların kalabalık oldukları, herkesin abdest almasının çok zaman alacağını düşündükleri için herkes abdestsiz namaza dururmuş. Başka bir olay: Yafa'da Makedonya Türklerinden olan yaşlı bir yüzbaşının, askerleri arasında Arapları yüceltip, Türk askerlerini azarlaması ve hakaret etmesi olayı var. Arap
1000Kitap
Sınıf Arkadaşım Atatürk - 1Ali Fuat Cebesoy · Cumhuriyet Yayınları · 1997108 okunma
9/10
·207 syf.··
Beğendi
·
2022 3. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 08 Ocak 2022 01:37
Her satırında kendinizi bulabileceğiniz, fark edebileceğiniz bir kitap. Kitabın temeli aşkın felsefesi ve psikolojisine dayanıyor. Roman şeklinde yazmış ve felsefe ve psikoloji ile harmanlamış, ortaya çok güzel bir kitap çıkmış. Çözümlemelerini beğendim. Aslında kitaptaki olaylara bakınca aşkın bu olmadığını anlıyorsunuz. Modern insanın, aşkı biraz daha yavan hale getirdiği görülebiliyor. Birkaç güzel alıntı: ~ "İnsanlar eşit oldukları, her iki tarafın da eşit düzeyde özveride bulunmaya hazır olduğu ilişkilere girmeli -biri gerçek aşk, öteki geçici bir ilişki arıyorsa olmaz. Bence bu tür dengesizlikler ilişkilerde acının asıl kayna­ğı oluyor, insanlar ne istediklerinden tam olarak emin olamı­yorlar bir türlü." (s.30) ~ "Olgun bir insan ilk görüşte aşık olmaz. Aşık olmak, insanın atlayacağı suyun ne kadar derin olduğunun bi­lincinde olmasıyla başlar. İki insan, kendi geçmişleri ve siyaset, sanat, bilim ve yemek üzerine düşüncelerini paylaştıktan sonra ancak birbirlerini sevmeye hazır hale gelirler; bu yakınlık, kar­şılıklı anlayış temeline oturur. Böylesi olgun ilişkilerde, kişi eşi­ni gerçekten tanıdığı zaman serpilip büyümeye başlar aşk. Ger­çi aşkın insanın aklını da çelebildiği düşünüldüğünde (genelde tanımadan aşık olanların içine düştüğü bir durumdur bu) birbirini tanımak, engel de oluşturabilir- ütopya ile gerçek arasın­da çatışma yaşanabilir." (s.64)
Edebiyat
Aşk ÜzerineAlain de Botton · Yapı Kredi Yayınları · 20012,085 okunma
Reklam