“ Ve” özgürleştirir bizi.
Duygu ve düşüncelerinin esaretinden kurtarır bedeni. Hafifletir.
Bir duygu ile , bir düşünce ile birlikte ne kadar bize rahatsızlık verse de hareket edebileceğimizi gösterir. Zordur zor olmasına ve mümkündür .
Ve zihnimizle aramıza mesafe koyar. Farklı olasılıkların farkına varmamızı sağlar .
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
“Ama” hayat ile arana tek kelimelik bir duvar örmektir.
Gücünü toplamak için verdiğin mola yerinden ziyade yolculuğuna son vermektir.
Arzu etmediğin bir yere yerleşmektir. Oraya saplanıp kalmaktır.
Düşün ki ,
Yanlışlıkla , heyecanla tencereden kasene doldurduğun çorbana tuz yerine Şeker atıyorsun. Tadıyorsun ve dehşete kapılıyorsun. Ağzının tadı kaçıyor haliyle. Ne yaparsın böyle bir durumda ? İçine atılmış şekeri çıkarmaya mı çalışırsın, yoksa kasene tencerede kalan çorbadan mı eklersin ?
Ben ilkini yapıyordum. İçimde var olan korkuyu çıkarıp atmaya çalışıyordum imkansızdı meşakatliydi , boşa harcanan enerjiydi.
Mücadele vermek ağır , kabul etmek hafifti.
Bize rahatsızlık veren , acı veren içsel deneyimlerimizi bastırmak , onlardan kaçmak , kaçınmak işe yaramaz.
İşe yaramadığı yetmiyormuş gibi bir de değerlerimize odaklanan yolumuzu şaşırtır. Acıdan kaçayım derken hayatı kaçırmaya başlarız .