Kadınlar itibar görmeye ehemmiyet verirler, zaten ehemmiyet vermek mecburiyetindedirler. Hürmet olmayınca kadının mevcudiyeti söner. Onun için aşıklarından ilk bekledikleri his budur.
Akıl, hissin yanında daima sönük kalır. Biri müspet olan her şey gibi ölçülüdür, öteki ise sonsuz. Duymak (hissetmek) lazım gelen yerde muhakeme yürütmek, sınırlı ruhların kârıdır.
Çünkü otuz yaş, kadınların hayatında en şairane şahikadır. O çağda Aşkın bütün akışını kucaklayabilir hem maziyi hem istikbali görürler. Sevdanın asıl kıymetini o yaşta anlar ve kaybetme korkusuyla tadını çıkarırlar. Henüz ruhları kendilerini terk eden gençliğin güzelliği içindedir. İstikbalden kuşkulandıkları için sevgilileri gittikçe kuvvetlenir.
Aşkın da sevki tabiisi vardır. Nasıl en zayıf böcek, hiçbir şeyden çekinmeyen dayanılmaz bir irade ile çiçeğe doğru yürürse, o da Gönül yolunu öylece bulur. Bu itibarla sevgi hakikaten samimi ise istikbalinden şüphe edilemez.