Her cümlenin bende bir anısı var gibi. Nerdeyse tüm kitabı alıntılamak üzereydim. Sevdiğim ve sonrasında ayrıldığım bir başka insan, hikayedeki anlamıyla bir Osman'ım yok ama benim için Osman, kendi kendime konuştuğumda muhatap aldığım varlık. Osman benim. Mektubu yazan da benim. Bir oturuşta bitecek tadı damağınızda kalacak bir hikaye. Kitapta 262 kez Osman kelimesi geçiyor. Bir kez bile yetti be Osman demedim. Oraya bi Osman gerekliydi ve her şey yerli yerindeydi. Hitap için daha doğru bir isim seçilemez gibi hissettirdi. Yemekhanede şahmazel ismini koyduğum kediye ısrarla Osman dedikleri için bu isme kizgindim ama..
Son olarak 160Ackermana selam çakmazsam olmaz. Bu hikaye senden kısa Levi!(129 syf.)
Geçen sene ayda en az on kitap okurken bu sene ayda bir kitaba ulaşamamış olmak bundan ziyade eksikliğini yeterince hissedememek bu zamana daha da çok kapıldığımı gösterirken ilerisi hakkında daha karamsar olmama yol açıyor...
Sevgi duygumuzu uyandıran üstün meziyetlerin söz konusu olmadığı hallerde dahi, çocukluk arkadaşlarımız her zaman sonraki dostların elde edemeyeceği bir kudrete sahiptir zihinlerimiz üzerinde. Sonraları duzeltilse de asla tamamen yok olmayan çocuksu taraflarimizi bilirler; güdülerimizin doğruluğuna bakıp, eylemlerimize dair daha keskin yargılara varabilirler.