zehra paksoy

Ona göre yaşam, bir hastanın gözlerini acıtacak denli parlak ve güçlü bir ışığa benziyordu. Bilinçli anlarında etrafındaki hayat ham,parlak bir ışık olarak üzerine çöküyordu. Acıtıyordu. Dayanılmayacak kadar acı veriyordu.
Sayfa 515 - Indigo yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Reklam
Ünlü yazar Martin Eden, sürü zihniyetinin yarattığı, denizci ve serseri Martin Eden'ın vücuduna zorla zerk ettiği bir tayftan ibaretti. Kandıramazdı onu. Sürünün taptığı, yemekler adadığı güneş tanrısı değildi o. Bunu gayet iyi biliyordu.
Sayfa 489 - Indigo yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Tezatlık buradaydı işte. Yemeğe ihtiyaç duyduğu zaman kimse yemek vermemiş, yemeğe de davet etmemişti. Hâlbuki şimdi binlerce yemek alabilecek durumdayken ve paraya ihtiyacı yokken, heryerden yemek daveti gelmesi tuhaftı.
Sayfa 477 - Indigo yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
"Martin Eden, vahşi bir adam olmayabilirsin, ama zavallı bir Nietzsche adamısın. Eğer yapabilseydin, onunla evlenir ve yüreğini mutlulukla doldururdun . Ama yapamazsın, yapamazsın. Çok yazık!"
Sayfa 463 - Indigo yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Kendini, sürgünden dönen bir prens gibi hissetti ve yalnız kalbi, içinde yüzdüğü bu güleç dünyada çiçek açtı.
Sayfa 454 - Indigo yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Reklam