Hapishane öykülerini hep ilginç bulmuşumdur. İnsanların o kadar kalabalık bir ortamda korku, suçluluk ve yalnızlıkla boğuşmaları beni çok etkiler hep. John Cheever’ın Can Yayınları’ndan çıkan Falconer Hapishanesi de türünün iyi örneklerinden biri.
Doğu Ekspresi’nde başladım, Kars’ta bitirdim Zaven Biberyan’ın Meteliksiz Aşıklar’ını. Okuduğum ilk Ermeni yazar Biberyan, 1950’ler İstanbul’unda bir Ermeni ailesinin genç oğlunun aşk ve isyanını anlatıyor romanında.