Paralel

Bütün bunların bir zamanlar var olduğunu ama şimdi hiçbir şeyin kalmadığını düşünmek ne hazin!
Sayfa 366 - Can Yayınları·Kitabı okudu
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Seni aradım. Yeniden gördüm. Bu bir felaket oldu. İki kez görünce bin kez görmek istedim, hep görmek istedim.
Sayfa 352 - Can Yayınları·Kitabı okudu
eğer dünyada sevebileceği ve sevilebileceği bir kişi, bir şey olsaydı, kendini daha az utanılacak biri, daha az deli ve daha az terk edilmiş hissedecekti
Sayfa 232 - Can Yayınları·Kitabı okudu
Bu anaç binada en sevdiği, ruhunda uyanış sağlayan ve mağarasında o denli acınacak biçimde kısılı tuttuğu zavallı kanatlarını açtıran, bazen onu mutlu kılan şey çanlardı. Çanları seviyor, okşuyor, onlarla konuşuyor, onları anlıyordu. İki sivri kemerin kesişme noktasındaki sivri kulenin çanlarından ana kapının dev çanına kadar hepsine sevgi ve şefkatle yaklaşıyordu. Sivri çan kulesiyle iki büyük kule, onun için, kendisinin yetiştirdiği kuşların yalnız kendisi için öttüğü üç büyük kafesti sanki. Oysa onu sağır eden de bu çanlardı; ama analar çoğu kez, kendilerini en fazla üzen evlatlarını daha çok sever.
Sayfa 168 - Can Yayınları·Kitabı okudu
Paris her elli yılda bir baştan başa yenilenecek. Bu yüzden mimarisinin tarihsel anlamı da günden güne yok oluyor. Anıtlar gittikçe seyreliyor, adeta yavaş yavaş evlerin içine gömüldükleri, onlar tarafından yutuldukları görülüyor. Atalarımızın taştan bir Paris’i vardı, oğullarımızın alçıdan bir Paris’i olacak.
Sayfa 149 - Can Yayınları·Kitabı okudu