Nasıl emin olabiliyorsun?
"Çünkü biliyorum." Daemon gözlerini kısmış bir şekilde önümde ortaya çıktı. Elini göğsüne, tam kalbinin üzerine güm güm vurdu. "Çünkü burada ne hissettiğimi biliyorum. Ben bir şeylerden kaçan biri değilim, ne kadar zor olursa olsun önemli değil. Hayatımın geri kalanında neler olabileceğini merak ederek yaşamaktansa duvara toslamayı tercih ederim. Biliyor musun? Senin kaçan tiplerden olmadığını düşünüyordum. Belki de yanıldım."
Bakışlarıma karşılık verirken nefesini tuttu. Anladığı yüzünden belli oluyordu. Eğer sormak istediğini bildiğim şeyi bana sorsaydı, her şey değişirdi. Her şey zaten değişmişti ama sorsaydı ona doğruyu söylerdim.
Belki de birini sevmek beraberinde iyi şeyler de getiriyordu. Aşkın sevginin faydalarını henüz yeni anlamaya başlıyordum. Düşüncelerimin değişmesi zaman alacaktı ama en azından artık bunları görmeye açıktım ve bu da bir başlangıç sayılırdı.
Ona istediğini verseydi ve gerçekten kendini rahat bıraksaydı ne olacaktı? Yelkenlerini indirip onu elinden geldiğince çok sevseydi bir şey olur muydu? Buna dayanabilir miydi? Ona göre aşk acı demekti.
Niye? Ne kadar basit bir soruydu. Ve çok fazla cevabı vardı. Çünkü onun için korkuyordum. Çünkü onu özlüyordum ve sadece bir dakikalığına bile olsa onu görmek istemiştim. Çünkü onu seviyordum. Fakat cevap vermek yerine orada öylece durdum ve nefes alıp verişimi kontrol etmeye çalıştım çünkü birdenbire odada yeterince hava yokmuş gibi geldi.