Başkalarının gözünde değil, tek bir adamın gözünde istiyordum bunu. Sadece o beni öyle görsün istiyordum. Sadece beni görsün istiyordum gözleri. Dilinden sadece benim adım dökülmeliydi. Bir tek bana kıvrılmalıydı o dudaklar. Benim kokumla huzur bulmalıydı.
Çünkü benim için tüm bunlar geçerliydi. Benim gözüm ondan başkasını görmüyordu.
Kendimi garip hissediyordum.
Sanki bir şeyler doğru değilmiş gibi.
Bunun yaptığım şeyle ilgisi yoktu, ben daha çok sonrasında yaşananlardan dolayı endişeliydim.
Yaptığından emin ve en vakur duruşunu takınıp dışarı çıkarken bir miktar suçluluk da duymuyor değildi. Ne varki kapalı kapının ardından gelen ses kapıya çarpan bir vazo ya da yumruk değil, bir hayli neşeli, gür ve erkeksi bir kahkahaydı. Tanrı aşkına, kim böyle bir adamı üzdüğünü düşünüp suçluluk duyacak kadar aptal olabilirdi ki?