Kış Nefesi

·
Okunma
·
Beğeni
·
2146
Gösterim
Adı:
Kış Nefesi
Baskı tarihi:
Kasım 2017
Sayfa sayısı:
368
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059585774
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yabancı Yayınları
Aşk ve merhametle yumuşayıp; kibir ve gururla keskinleşen bir ruh, sıradan değildir.



Sivri dilli, güzel, gururlu ve kabul görmesi güç bir kadın...



Bir dükün gayrimeşru kardeşi ve aristokrat toplumun küçümsediği bir kadının kızı olan Beatrice Cunningham, her şeye rağmen hayata ve bu gösterişli hayatın sağladığı konfora sadakatle bağlıydı. Ancak onu kendi yapan hiçbir şeyden pişmanlık duymamasını sağlayan idealist yanını asla kaybetmemişti. Kalbini kıran belki de tek şey, sahip olamadığı fakat istemekten asla vazgeçmediği bir ayrıcalıktı. Onu iki kere reddetmiş bir adamın aşkı...



Kendisinden emin, güçlü, çekici ve elbette kabul görmekten uzak bir adam....



Carter Maximilian, iki yıl önce terk ettiği İngiltere’ye geri dönerken temiz bir sayfa açmış olduğunu söyleyebilirdi. Hatta geride bıraktığı vahşi topraklardan bu yana peşine takılan bela bile üzerinde durmaya değmez, küçük bir pürüzdü. Ta ki iki sene önce, son kez kalbini kırdığı kızla yeniden karşılaşana dek...
368 syf.
·4 günde·2/10
HAFİF SPOILER İÇERİR!!!

Çok üzgünüm ama benim açımdan Güz Fırtınası ile başlayan düşüş Kış Nefesi kitabında da son sürat devam etti.

Baş kahramanımız Beatrice, Alexander'ın kardeşidir. Bense kitabı okurken şöyle bir durumdayım: "Alexander'ın kardeşi mi vardı yahu?" Artık önceki kitaptan nasıl kopmuşsam baş karakteri hiç çıkaramadım. Hatta ben bu kitabın Güz Fırtına'sının devamı olduğunu bile bilmiyordum, o derece alakayı kesmişim :D Ve keşke kestiğimle kalsaymışım :/

Beatrice'i nasıl tarif edebilirim emin değilim, davranışlarını pek anlamdıramadım. Soğuk desem değil, sıcak desem hiç değil. Bir yandan kendi kafasına göre düşüncelere dalıyor, benim ruhum özgür diye bağırınıyor; öbür yandan tam bir İngiliz leydisine dönüşüyor, özgürce davranan insanlara tepeden bakıyor, geçmişinde gördüğü kadınlara benzer kişiler görünce onlara tamamen soğuk ve anlayışsız davranıyor. "Ben cemiyet kurallarına çok bağlıyım, dilediği gibi davranan insanlara katlanamıyorum." gibi iç düşünceler okuyoruz kendisinden. Böyle bir karakter için dengesiz demem lazım ama o bile değil anacım. Ne olduğunu bulursanız bana da söyleyin :D

Geçmişinde erkeklerden nefret ediyor ama ana sebebini bilmenize rağmen nefretin kaynağı çok boş kalmış. Geçmişi insanlar tarafından hoş karşılanmadığı için onlara karşı soğuk ve alaycı davranıyor ama bu da çok havada kalan bir durum. Yani bu davranışlarının nedeni geçmişi değil de doğuştan gelen bir davranış biçimi olduğunu düşündürttü bana. Yazar bize aslında "O aslında öyle biri değil." diye vurgular yapıyor ama... Ih-ıh, ben inandırıcı bulmadım.

Ayrıca yine bu geçmişten dolayı sokaktaki kadınlara ve çocuklara yardım ediyor fakat bunun da onda yapay durduğu ve sırf mecburiyetten yaptığı bariz. Yukarıda da yazdığım gibi düşmüş kadınlara çok kibirli yaklaşıyor. Çocuklar deseniz oradan da kaybediyor. Zaten yeğeni ve kendi kanından olanlar dışında çocukları sevmediğini yazar da söylemiş. Bunu söylemesine rağmen araya Victoria ve Edward'ı sokuşturması Beatrice'i kendisiyle çeliştirmiş.

Yine de kitabın sonunda Beatrice'nin bunu itiraf etmesini -hatta kafasına dank etmesini- hiç beklemiyordum. Herhalde Rita da "Ben ne komplike bir karakter yarattım." diyerek bu açıklamayla durumu ustaca kurtarmış.

Carter da bir değişikti. Beatrice'den senelerce yaş farkından ve kardeşinden dolayı kaçtığı söyleniyor ama sebepler kesinlikle bunlar değildi. Nedenini inanın ben de bilmiyorum. Sadece o da Beatrice gibi komplike diyebilirim.

Diğer çiftimiz Jane-Alexander da ayrı hikaye. Alexander'ı zaten sevmemiştim, aynı hislerim devam ediyor. Jane karakterine önceki kitapta az da olsa ısınmıştım ama bunda baya soğudum. Konuşmaları kitap boyunca çok anlamsız geldi.

Ha kitapta sevdiğim şeyler yok muydu, vardı. En önemlisi kesinlikle sayfa sayısıydı. 368 sayfa bu tarz kitaplar için çok uygundur. En fazla 400-410 sayfa bu tür için -hatta sırf romantik tarzda olan bütün kitaplar için- yeterlidir. Mavi rengini ve kış mevsimini sevdiğimden olsa gerek bu kapağı öncekinden daha fazla sevdim.

Carina ve Beatrice'in sözde evleneceği Lord kitabı güzelleştiren karakterlerdi. İkisinin de bu türde çokça gördüğümüz klişeleri yapmaması artı puan kaptı ki Rita'nın klişeleri ters çevirmesini Kalbin Ateşi'nde çok güzel bir şekilde görmüştüm.

Hatırladığım kadarıyla Rita o dönemler sadece Güz Fırtınası'nı yazıp yeni bir hikayeye geçecekti, kitabı seri yapmayı düşünmüyordu. Sonrasında okuyucular Beatrice'in de hikayesini istemişlerdi diye hatırlıyorum -bunu da şu an yazarken hatırladım :D - Sanırım Rita sevenlerini kırmak istemediği için bu kitabı çıkardı ama yazdığının pek içine sinmediği kitabın sayfa sayısından, kitap boyunca süren karakter boşluklarından ve çelişkilerinden çok belli. Yine de bir emek harcadığı ve okuyucularını mutlu etme isteği gözlerden kaçmıyor.

Bu seferkini nazar boncuğu olarak sayıyorum. Daha önce Rita'dan daha iyi hikayeler okuduğum için sıradaki kitabın gerçekten iyi olmasını diliyorum.
368 syf.
·21 günde·Beğendi·10/10
Merhaba, nasılsınız? Ben harikayım çünkü her sayfasını okumaktan keyif aldığım bir kitabın yorumu ile geldim. Hemen konusundan bashedeyim.
Kış Nefesi, Güz Fırtınası kitabından tanıdığımız Carter ve Beatrice'nin hikayesi ile karşımızda. Carter en yakın arkadaşının verdiği sorumlulukla Beatrice'i herkesten korur ve ona sahip çıkar. Beatrice annesinin tercih ettiği yaşam yüzünden hayata bakışı ve tarzı farklıdır. Hayatına Carter'ın girmesiyle yeni bir döneme başlar. Carter'a karşı hissettiği duyguları taşımaktan vazgeçip ona dile getirdiği iki seferde de reddedildi. Carter, aşk ve evlilik istemez özellikle sorumluluğu altında olan ve küçük -yaş olarak diyelim- gördüğü bir kıza karşılık vermez. Aradan zaman geçse de Beatrice'nin aşkı bitmez tabii iki kere reddedildiğini unutmaz. Zamanla daha da güzelleşen Beatrice'den Carter gözünü alamaz. Vermesi gereken bir karar vardır ya Beatrice ile olacaktır ya da vazgeçektir. Peki Beatrice hala Carter ile olmak istiyor mudur?
Beatrice geçmişinden dolayı kibirli, huysuz gibi biri görünse de her sayfada onu tanımaktan büyük bir zevk aldım. Geçmişte yaptıklarıyla kendisini eleştirmesi çok hoştu.
Ve kitabın konusunda yer alan kadınları ve çocukları kurtarma sahneleri ve bu konunun güzel bir şekilde anlatılmasını çok beğendim. Beatrice'in annesinin hayatından dolayı yardım etse de büyük bir kalbe sahip oluşunu okuduk. Ve biz okuyanlara da bir hatırlatma daha oldu. Yardım etmek önemli, yeter ki biz isteyelim. Hep söylediğim gibi hepimiz şanslı değiliz ve yargılamadan önce dinlemeliyiz. Kitap da nefret ettiğim iki karakter var biri Lord Rovenheart diğerini söylemeyeceğim kitabın büyüsü bozulmasın -okuyanlar tahmin edebilir- o ikisi midemi bulandırdı. Ne yazık ki gerçek hayatta da bu tarz insanlar var. Keşke sadece kitaptan okuyabilsek.
Yazarın tarzı, kitabın konusu ve karakterleri harikaydı.
Şunu söylemeliyim ki; okumaktan büyük bir zevk aldım ve daha fazla Rita Hunter kitabı okumak istiyorum.
Kesinlikle tavsiye ederim.
368 syf.
Yazarın okuduğum ilk kitabıydı ve ne hissedeceğimi bilemiyorum. Sevdim mi sevmedim mi muallaktayım.
Türk bir yazarın 1800ler İngilteresini konu alan( hemşehrim olması da etkiledi) aşk romanı yazdığını görünce hemen balıklama atladım kitaba. Öncelikle o dönemi yansıtmasını biraz yetersiz buldum, ama bunun çok olağan olduğunu düşünüyorum. Sonuçta kendi milletinden çoğu yazarlar bile tam o dönemleri yansıtmazken başka bir ülke yazarın da tam anlamıyla o dönemi hissettirmesini bekleyemezdim.

Karakterlere gelecek olursak hangisinden başlasam bilemiyorum. İki baş karakteri de çok sevemedim, yan karakter vardı iki tane (kızın abisinden bahsetmiyorum o da bir değişikti zaten sürekli sert görünmeye çalışmak falan) onlar bile daha iyiydi.
Erkek karakterimiz Carter için tek şey söyleyebilirim: dengesiz . Çok sinir oldum kendisine, ne istediğini bilmeyen biri kesinlikle. Kıza davranışları kitabın yarısına kadar bir öyleydi bir böyle. Kızı istiyor musun istemiyor musun söyle be artık adam demekten kurudum gittim. Kız başkasıyla evlenmeyi düşününce hemen etekleri tutuştu ve yoo olomoz o bonom olmolo moduna girip de birden yan çizmesi falan saçmalıktı. Bir de gereksiz maço ve kıskanç tavırları da illallah ettirdi. Sen değil miydin yanında metresin varken bu kızla konuşan eden de beş dk sonra sana asla kimse ben gibi sahip olmaz, sen benimsin tavırları falan aptal aptaaaaal.

Kız karakterimiz Beatrice de bundan aşağı değildi. Bir öyle bir böyle. Yok efendim seni unuttum artık, büyüdüm artık öhöhöh 5 sn sonra bakıyoruz adamın kollarındasın. Nerde irade, kararlılık? Ayrıca gereğinden fazla kibirli ve soğuktu.

Ve ikisinin arasındaki 10 yaş farkı da beni rahatsız etti. Şimdi diyenler olur önemli olan aşk, duygular, hisler falan ama bana göre iticiydi. Adamın yaşına göre davranışları da hiç olgun değildi, 35 yaşında ama 20 yaşında biri gibi davranması da ne bileyim biraz şov bence , biraz yaşının adamı olur diye bekledim ama nafile.

Sanki biraz durağan gibiydi, ne olacağını genel olarak tahmin ettim ki zaten bu türlerde bellidir hep. Kaos, entrika sever bir insan olarak bunların hiçbirinin olmaması yada çok çok az seviyede olması beni mutlu etmedi. 200den sonra zaten mıç mıç ilişkileri okudukça öğğhk diyip durdum. Biraz kavga etseydiniz en azından ama yok. Yazının başında muallakta kalmıştım ama ben baya sevmemişim bu kitabı.
368 syf.
·2 günde·8/10
Kış Nefesi
Rita Hunter
Rita yi severim özelikle şu ateş serisini
Özelikle Brendanı tabi
Ama bu kitap onlara göre oldukça basit geldi bana göre güzeldi ama beklendikti
Yani hiç şaşırdığım bir yer olmadı
Çok güldügüm bir yer vardı
Gelini hazırlayan dörtlü
Kahkaha attım orada
Diğer yönden kızımız onu gördüğü an seviyor fakat oğlumuz tabi her zaman ki gibi kendini çekiyor önce
Anlamsız gelen yer etkilendiği kadın var kitaplarda oluyor genelde başlarda ama bu denli etkisini bırakan bir kadın yoktu niye şaşırdım kitabı okudukça anlayacaksiniz
Neyse çok sopilik bir kitap değil bence
Güzel hızla akıyor zaten
Kitapta diğer karekterler ilgi çekici abi ve yenge özelikle bayıldım
Çerezlik okumak için isteyen Ritanin bu kitabını okuyabilir.
Ah brenin adını görmek bile mutlu ediyor beni kitapta söylemeden geçemeyeceğim
368 syf.
·Beğendi·8/10
Sonunda yeni yorumumla gelebildim. Kitabı okuduğum bir hafta olacak neredeyse ama yeni yorum yapabildim. Güz Fırtınası kitabından da tanıdığımız sivri dilli, güzel, gururlu ve kabul görmesi güç bir kadın olan Beatrice Cunningham ile kendisinden emin, güçlü, çekici ve elbette kabul görmekten uzak bir adam olan Carter Maximilian’ın hikayesini okurken çok eğlendim. Kısaca konusundan bahsedersek; Aşk ve merhametle yumuşayıp; kibir ve gururla keskinleşen bir ruh, sıradan değildir.Sivri dilli, güzel, gururlu ve kabul görmesi güç bir kadın...
Bir dükün gayrimeşru kardeşi ve aristokrat toplumun küçümsediği bir kadının kızı olan Beatrice Cunningham, her şeye rağmen hayata ve bu gösterişli hayatın sağladığı konfora sadakatle bağlıydı. Ancak onu kendi yapan hiçbir şeyden pişmanlık duymamasını sağlayan idealist yanını asla kaybetmemişti. Kalbini kıran belki de tek şey, sahip olamadığı fakat istemekten asla vazgeçmediği bir ayrıcalıktı. Onu iki kere reddetmiş bir adamın aşkı...
Kendisinden emin, güçlü, çekici ve elbette kabul görmekten uzak bir adam....
Carter Maximilian, iki yıl önce terk ettiği İngiltere’ye geri dönerken temiz bir sayfa açmış olduğunu söyleyebilirdi. Hatta geride bıraktığı vahşi topraklardan bu yana peşine takılan bela bile üzerinde durmaya değmez, küçük bir pürüzdü. Ta ki iki sene önce, son kez kalbini kırdığı kızla yeniden karşılaşana dek... Yazarın kalemini, yarattığı karakterleri özlemişim. Doya doya, sindire sindire okudum. Ve böylece kasım ayını “Kış Nefesi” ile kapatmış oldum.
368 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10
Tarihi kurgu deyince akılma ilk gelen isim hep Rita Hunter oluyor. Yazarın dili o kadar akıcı ve kitap konuları o kadar etkileyici ki bir çırpıda okunup bitebilecek kitaplar. Kış nefesine gelince yine diğer Rita kitapları gibi sürükleyici bir kitaptı. Kitabın konusuna gelirsek; Carter daha önce iki kez reddettiği Beatrice'in yaşadığı Londra'ya geri dönüp aynı ortamda bulunmaya mecbur kalmalarıyla başlıyor. Kendisini Carter'ın daha önce iki kez reddetmesine rağmen Beatrice hala Carter'ı sevmektedir. Peki cemiyetin kabul etmek istemediği bu iki gencin arasındaki ilişki ne yönde ilerleyecektir. Serinin ikinci kitabı olan bu romanı severek okudum ve tavsiye ediyorum.
368 syf.
·4/10
Kitabın görünüşüne ve o güzelim ayracının albeniliğine kapılıp aldığım ve kitabı okuyup bitirdiğimde de "bunun yerine başka güzelinden bir kitap bulur ve alınırdı be" dedirten bir konuya sahip idi (benim gözümde) :(
368 syf.
·Beğendi·7/10
Güz fırtınasına göre daha sıradan geldi daha durağan yine de keyifle okudum en hoşuma giden kısmı düğün günü leydilerin sohbetiydi akıcı ilerledi okurlara tavsiye ederim
Lütfen devam edin, zehrinizi akıtmanız içinizdeki kokuşmuşluğa çare etmez ama doğanızı gizlerken çektiğiniz sıkıntıyı ortadan kaldırabilir.
Rita Hunter
Sayfa 218 - Beatrice
Ne kadar olduğunu bilmediği bir süre boyunca çaldı. Kendini kaybetmekten hoşlandığı kısıtlı sayıdaki anın hakkını, müziğin içinde tam anlamıyla kaybolarak veriyordu.
“Çalışını özlemişim.”
Beatrice anında çalmayı kesip sesin geldiği yöne baktı. Kapının açıldığını duymadığına inanamıyordu.
“Rahatsız mı ettim?”
Carter omzunu kapı pervasına yaslamış, ellerini ceplerine sokmuş ve bir bacağını diğerinin önüne koymuştu. Sanki etkileyici görünmek için özellikle bu pozisyonu almıştı ama Beatrice onun böyle bir çabaya girmeyeceğini biliyordu. Etkileyici görünmek sahip olduğu lütuflardan sadece biriydi. Ve rahatsızlık verdiğinden endişelenen bir adam gibi de görünmüyordu.
Rita Hunter
Sayfa 54 - Yabancı Yayınları
Hakkımda dilediğiniz hikayeyi anlatmakta serbestsiniz. Elbette bir karşılığı olacağını da bilmelisiniz. Zira güzel hikayeler hep bir misillemeyle devam eder, değil mi? Aklıma gelmişken, siz sırça köşkler hakkında ne denir bilir misiniz? Söyleyeyim... Eninde sonunda yıkılırlar...
''Umudun rengi beyaz olmalıydı. Kenarlarında güneş sarısı bir şerit ve içinde uçuk mavi benekler yer almalıydı...''
Rita Hunter
Sayfa 205 - Yabancı Yayınları
''Sen söz konusu olduğunda gurur umurumda değil.''
''Her ne kadar bundan hoşlansam da, ben ya da başkası için sahip olduklarından asla ödün verme.''
Rita Hunter
Sayfa 350 - Yabancı Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kış Nefesi
Baskı tarihi:
Kasım 2017
Sayfa sayısı:
368
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059585774
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yabancı Yayınları
Aşk ve merhametle yumuşayıp; kibir ve gururla keskinleşen bir ruh, sıradan değildir.



Sivri dilli, güzel, gururlu ve kabul görmesi güç bir kadın...



Bir dükün gayrimeşru kardeşi ve aristokrat toplumun küçümsediği bir kadının kızı olan Beatrice Cunningham, her şeye rağmen hayata ve bu gösterişli hayatın sağladığı konfora sadakatle bağlıydı. Ancak onu kendi yapan hiçbir şeyden pişmanlık duymamasını sağlayan idealist yanını asla kaybetmemişti. Kalbini kıran belki de tek şey, sahip olamadığı fakat istemekten asla vazgeçmediği bir ayrıcalıktı. Onu iki kere reddetmiş bir adamın aşkı...



Kendisinden emin, güçlü, çekici ve elbette kabul görmekten uzak bir adam....



Carter Maximilian, iki yıl önce terk ettiği İngiltere’ye geri dönerken temiz bir sayfa açmış olduğunu söyleyebilirdi. Hatta geride bıraktığı vahşi topraklardan bu yana peşine takılan bela bile üzerinde durmaya değmez, küçük bir pürüzdü. Ta ki iki sene önce, son kez kalbini kırdığı kızla yeniden karşılaşana dek...

Kitabı okuyanlar 120 okur

  • DENVER GÜLÜŞÜ
  • Ezgi
  • Gurbet Aydoğan
  • Sanem Ece Tunca
  • Buse
  • abigail
  • Aristokrat
  • Kübra güner
  • Aybüke Şen
  • Merve özçifçi

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%0
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%26.3
25-34 Yaş
%42.1
35-44 Yaş
%15.8
45-54 Yaş
%15.8
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%100
Erkek
%0

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%17.9 (10)
9
%3.6 (2)
8
%25 (14)
7
%28.6 (16)
6
%12.5 (7)
5
%3.6 (2)
4
%5.4 (3)
3
%0
2
%1.8 (1)
1
%1.8 (1)