Adı:
Siyah Kadife
Baskı tarihi:
Nisan 2015
Sayfa sayısı:
479
Format:
Karton kapak
ISBN:
9944829977
Kitabın türü:
Çeviri:
Meltem Erkmen
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Epsilon Yayınevi
Asla Sahip Olamayacaklarını Hatırlatan Bir Hüzün… Ve Simsiyah Kadifemsi Bir His… Kusursuz bir leydi olmaya adanmış bir hayat, çoğu zaman dışına çıkılması güç sınırlarla çevrilirdir. Fakat bazı anlar gelir ki, bastırılmış bir tutku ve cesaret, kalıpların tutamayacağı bir okyanusa döner. Emily, kurallar ve baskı içindeki gösterişsiz hayatının en önemli gününde, yeni yaşantısını sürdüreceği odaya korkakça ilerlediği sırada gördü o adamı. Karanlık varlığını gölge gibi arkasından sürükleyen yabancı, Emily’yi hem korku hem de fırtınalı duygularla baş başa bırakarak yanından geçip gittiğinde kaderleri çoktan mühürlenmişti... Hayatına aniden giren bu esrarengiz adam dünyasını sarsarken Emily ne ondan kaçabiliyor ne de ona dokunabiliyordu. Biliyordu ki Marcus onun için günahtı… O ise Marcus için ihanet… Ve zaman geldi, şartlar değişti… Marcus artık umuttu… Emily ise aşk…
479 syf.
·7 günde·Beğendi
Çalıştığım için bir solukta okuyamadım.Ancak işe de götürmüştüm.Ufak molalarda birer sayfa dahi olsa kaçamak olarak okumak ise tarifi imkansız bir heycandı.Eğer her kitapta kendine daha da geliştiren bir yazar görmek istiyorsanız hemen RİTA HUNTER okumaya başlayın..;)
479 syf.
·7 günde·Beğendi·10/10
Öncelikle Kalbin Ateşi'nde olduğu gibi bu kitap için yapılan yorumları da okumadım, sürpriz olarak kalsın istedim. Tek bildiğim yazarın paylaştığı alıntılar ve Epsilon'un sitesinden okuduğum romanın ilk bölümüydü. Kitabı aldığım gibi okumaya başladım ve ilk günden yarısı bitmişti bile. Bayram olmasaydı en geç 3 güne biterdi.

Herkesin dediği gibi bu kitaptan neşeli sahneler beklemeyin. Kitap diğerlerine oranla daha duygusal ve toplumsal sorunlara ağırlık verilmiş bir hikayeydi. Özellikle benim gözümde ilk üçte olan kadın hakları ve kadına şiddet üzerinde çokça durulan bir hikayeydi.

Karakterler, hikaye ve konunun işlenişi bakımından kitap çoğu yerde bana Laura Kinsale'yi hatırlattı. Rita'nın Laura'yı okuyup okumadığını bilmiyorum ama bende çok hoş duygular uyandırdı. Çünkü Laura benim en sevdiğim yazarlardan biridir ve Epsilon sağ olsun yeni kitaplarından birini yayınlamadığı için -belki okuyanı fazla olmadığı için bir daha yayınlamayacaklar- ona olan hasretimi Rita büyük oranda dindirmiş oldu. Amaaaa Rita'nın romanı kesinlikle olduğu gibi Laura değil, Rita'nın orijinal fikri olduğu çok belli, esinlenme bile olduğunu sanmam.

Bu kitabın farklı bir yönü de yazarın diğer kitaplarına göre bu romanın konusunun tek bir yöne doğru hareket etmemesi diyebilirim. Onu da kitabı okuyunca anlarsınız.

Karakterler gerçekten başarılı. Kitapta baskılar altında yaşayan korkak bir genç kadının yani Emily'nin, Marcus sayesinde o kabuktan çıkıp biraz daha cesurlaştığına şahit oluyoruz. Sizi bilmem ama benim en sevdiğim karakter Sophia idi. Emily'e başta kırıcı davransa da o anda bile kendisine kanım ısınmıştı, biliyordum ki yazar bu kızı sonsuza kadar Emily'e işkence çektirmeyecekti. Tam tersi olsaydı elbette ki sevmezdim.

Biliyorum kitabı okuyanlar beni bir güzel dövecek ama ben William'dan nefret etmedim, çünkü Marcus ve Sophia'ya bir zamanlar çok yardımcı olmuş. Ama böyle bir adamın sonrasında dönüştüğü kişilik ne yazık ki sevmemi engelledi. Yani adama karşı nötr durumdayım.

Marcus ise hmmm... Aslında ona da karşı da nötr durumdayım. Kitabın çoğu yerinde bana Brendan'ı hatırlattı ki ben Brendan'ı hiç sevmem, acayip uyuzum ona. Marcus'u kurtaran şey sonlara doğru Emily'e göstermiş olduğu hassasiyet oldu.

Yine çok fazla uzun bir yorum oldu ama çok sevdiğim kitaplara uzun yorumlar yapmayı gerçekten seviyorum. Yine de benim favori kitabım Kalbin Ateşi, çünkü o kitap kesinlikle ustalık eseri bir kitap. Siyah Kadife ise ondan çok hafif aşağıda kalsa da gözümde o da ustalık eseri bir kitaptır.
479 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Yazarın anlatım tarzını , karakterlere verdiği özellikleri sevdim. O kadar sürürükleyici buldum ki kitabı hemen bitirdim, elimden bırakamadım. Karakterlere bazen kızarak bazen de gülümseyerek kitabı okudum.
479 syf.
·10/10
Kitap fuarında büyük uğraşlar sonucu kitabı alabilmemin akabinde, hemen o akşam başladım kitabıma. Araya fuar ve imza günleri de girince (sevgili Rita'cığımla tanıştımm, görüştüm daha ne olsunn^^ ) ve kitabı acele acele okuyup bitirmek istemediğim için de, ancak son noktayı koyabildim. İlk olarak bu kitap bir başkaydı diyerek başlamak istiyorum yorumuma. Çünkü gerçekten ama gerçekten bir başkaydı, önceki kitaplarındaki gibi eğlenceli replikleriyle oldukça hareketli geçen kurgularıyla tanıyordum Rita'yı. Bu kitapta ise repliklerden, eğlenceden çok; duygu tahlilleri, betimlemeler, karakterlerin iç dünyaları vardı ve okuması oldukça hoştu. Büyük entrikalar, ani olaylar, bol boll replik yoktu ama öyle samimi ve içe işleyen cümleler vardı ki, okurken kendimi hem Marcus'un hem Emily'nin yerine koyabildim. Onlarla birlikte korktum, kıskandım, kızdım ve aşık oldum... Kitabı kısaca özet geçebilmeyi çok isterdim ama ben anlatmaya başlayınca kitabı tamamen anlatıyorumm cidden! O yüzden beni çok etkileyen birkaç sahneyi yazacağım sadece. İlk olarak balkonda yıldızlı gece sahnesi vardı kii beni benden aldı. Çokkk güzeldi çokkk. Marcus ve utangaçlık birbirine zıt iki kelimeyken o sahnede öyle bir uyum sağlamışlardı ki, tekrar tekrar okudum. Yine boğulma sahnesi ve itiraf kısmı, siz ne hoş ne naif anlatımdınız. İçime içime işlediniz okurken. Marcus' un kendine bile itiraf edemediği ama okuyanların taa bağrında hissettiği o şefkat, kıskançlık ve sahiplik duygularını okumak ise enn keyifli kısımlarından biriydi. Son sahnelerde mutluluk gözyaşları döktüğüm de doğrudur. Evet ben Romantik kitaplarda bile ağlayabiliyorummm! =D Sonuç olarak tek diyebileceğim, Rita Hunter'ın kalemini seviyorsanız bu kitabı da seveceksiniz eminim. Okuyun okutun ve tekrar tekrar okuyun. Dip not: Mührü ben yaptırdım diye demiyorum ama çok zevkli hatunumdur vesselam! Tam da sevgili yazarımı yansıtan bir tasarım oldu, kitabının ilk imza gününde çattt çatttt bastı çok da güzel oldu imzalarımız^^
479 syf.
·Beğendi·9/10
Önyargılarla dolu bir kitap .İmkansız olarak düşünülen olayların beklenmedik bir şekilde gerçekleşmesi ve bu durumların doğurduğu iyi sonuçlar işleniyor.Genç bir kadının yaptığı iki evliliğin farklılığına değiniyor ben bu kitabı çok sevdim çünkü gerçek aşkın karakterlerimiz tarafından inkar edilmesi ve sonunda aşklarını kabullenmeleri çok güzel tasvir edilmiş mutlaka okumasınız! ☺
479 syf.
·9/10
Çok çok beğendiğim... 10 numara 5 yıldız bir kitap.. çoğu aşk romanı beni sıkar ve yarıda bırakırım...Ama bu kitap aklımı başımdan aldı resmen...
Ve yazarı türkmüş çok gurur duydum...
"İnsan bu kadar gençken sorunlar gözüne hep çok büyük gibi görünür. Oysa tek bir gülüşlük ömrü vardır hepsinin."
Rita Hunter
Sayfa 322 - Epsilon
"Ne istiyorsun benden? Ayaklarına kapanmamı, bir pislik gibi davrandığımı söyleyip özür dilememi mi? Ne?"
Ne mi istiyordu?
'Daha alçak sesle özür dilemeni ve bunu yüreğinden gelerek söylemeni istiyorum. Ama her şeyden çok aşkını istiyorum. Seni sevdiğimin yarısı kadar bile olsun beni sevdiğini bilmek istiyorum. Tutkunu istiyorum ama şefkatini de istiyorum. Bir bebeğimiz olacağını söyleyebilmem için beni cesaretlendirmeni istiyorum. Bana dokunmanı istiyorum ama baştan çıkarmak için değil... Bana dokunmadan duramadığın için parmaklarını yüzümde hissetmek istiyorum. Beni öpmeni ve bir daha asla üzülmeyeceğimi söylemeni istiyorum.'
"Konuş Emily, istediğin nedir?"
Kalbinden geçirdiği tüm arzularına rağmen kapıyı açıp çıkmadan önce sadece "Hiçbir şey," dedi. "Senden hiçbir şey istemiyorum."
Bu dünya da açlık ve soğuktan ölen çocuklar olduğu sürece kimse beni - herkesin hakettiği hayatı yaşadığına - inandıramaz.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Siyah Kadife
Baskı tarihi:
Nisan 2015
Sayfa sayısı:
479
Format:
Karton kapak
ISBN:
9944829977
Kitabın türü:
Çeviri:
Meltem Erkmen
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Epsilon Yayınevi
Asla Sahip Olamayacaklarını Hatırlatan Bir Hüzün… Ve Simsiyah Kadifemsi Bir His… Kusursuz bir leydi olmaya adanmış bir hayat, çoğu zaman dışına çıkılması güç sınırlarla çevrilirdir. Fakat bazı anlar gelir ki, bastırılmış bir tutku ve cesaret, kalıpların tutamayacağı bir okyanusa döner. Emily, kurallar ve baskı içindeki gösterişsiz hayatının en önemli gününde, yeni yaşantısını sürdüreceği odaya korkakça ilerlediği sırada gördü o adamı. Karanlık varlığını gölge gibi arkasından sürükleyen yabancı, Emily’yi hem korku hem de fırtınalı duygularla baş başa bırakarak yanından geçip gittiğinde kaderleri çoktan mühürlenmişti... Hayatına aniden giren bu esrarengiz adam dünyasını sarsarken Emily ne ondan kaçabiliyor ne de ona dokunabiliyordu. Biliyordu ki Marcus onun için günahtı… O ise Marcus için ihanet… Ve zaman geldi, şartlar değişti… Marcus artık umuttu… Emily ise aşk…

Kitabı okuyanlar 110 okur

  • Nur
  • özge
  • Rümeysa Eğri
  • yağmur aslan
  • Sibel kuru
  • Merve ksz
  • Jasmin Le Bouquiniste
  • Birkitapezgisi
  • deniz
  • Ebru Işık

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%2.6
14-17 Yaş
%2.6
18-24 Yaş
%28.2
25-34 Yaş
%33.3
35-44 Yaş
%17.9
45-54 Yaş
%15.4
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%100
Erkek
%0

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%28.3 (15)
9
%15.1 (8)
8
%32.1 (17)
7
%17 (9)
6
%3.8 (2)
5
%3.8 (2)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0