Aşk da bir yuva duygusu mu, yoksa bir yalnızlık mıdır?
Alıp başını gitmek midir uçurumdan uçuruma?
Ey beni şevkatle içine alan şeyler, bir annenin sevgisi, yağmurun ılıklığı, pastel renkleri bir sonbaharın, "gecenin yalınlığı, karanlık lambalar..."
Yitik bir kent gibi yeniden keşfettim çoçukluğumu.
Ben kazdıkça örtülen.
Sütunlar yıkılmış
Çatılar göçmüş;
Uzak konuşmalar, fısıltılar
Geliyordu derinden.
…
Geleceğe doğru koşan tren
Taşırken beni bugüne
Çocukluk günlerimdeki gibi
Ağladım düşümde.