Sanırım erkeklerin çoğu bir ailelerinin olduğunu kavrayamıyorlar. Erkeklerin istirabı bir kadını sevmeleri ile başlıyor. Onlara zevk ve rahatlama verdiği müddetçe istirap akıllarına yatıyor ve ses çıkarmıyorlar. Sonra sevdikleri kadınla evleniyorlar. Daha önceki kadar sorunsuz olmasa da bunu da anlıyor erkekler. Sonra kadın bir veya iki çocuk dünyaya getiriyor. Bu olguları artık anlamıyorlar. Çünkü şimdi masada dört veya beş kişi oturup birlikte akşam yemeği yiyorlar. Belli bir süre içinde çocuklar adama babamız diyorlar, adam buna hayret ediyor. Bu kez başlıyor erkekler karılarını suçlamaya ve çocuklarını korkutmaya.
amacı ne sevindirmek ne de üzmek olan yalanlar. kimsenin sırtını ağrıtmayan, kimsenin mumlarını yatsıya kadar yakmayan yalanlar. biraz önce bir falcıdan çıktım. sol avcumda yalan, sağ avcumda seni gördü. elimi ona uzatır uzatmaz, birkaç iyi dilek yuvarlandı yere. hani şu "kendine iyi bak", "lütfen mutlu ol" sözcükleri. falcı üzgün bir sesle " bu aşk seni yalancı yapmış" dedi. şimdi gel de bozabilirsen boz bu büyüyü... nasıl anlatılır bilmiyorum, belki de hiç konuşmamak lazım.
hücrende kalemin kâğıt üzerindeki sesini duyduğunu, bir sözün küskünlüğünü kabul ettiğini, o sessizliğin bir yerinde büyüdüğünü biliyorum. seni öyle özledim ki, utanıyorum.