Zaman böyle bir şey değil mi? Aynı kalmıyor. Bazı günler, bazı yıllar bomboş. Hiçbir anlamları yok. Dalgasız denizler gibiler. Derken bir yıl, hatta bir gün, bir öğleden sonra yaşıyorsun. İçinde her şey var. Bir ömre bedel.
Ona gördüğüm anda aşık oldum. Anne babaların çoğu bebeklerine gördüğü anda aşık olurlar tabi. Bunu burada dile getirmemin nedeni hala olağanüstü bulmam. O sevgi daha önce neredeydi? Birdenbire nereden çıkmıştı? Acı kadar ani ama acının tam tersi bir şeyin aniden bütünüyle ortaya çıkıvermesi insan olmanın mucizelerinden biri.
Tek istediğim sıradan bir hayattı. Ama sıradan bir hayat mutluluğu garanti etmiyor. Ayrıca tabiki bu da yalnızca bir oyun. Belki herkes -miş gibi yapıyordu. Belki Shakespeare haklıydı. Belki de bütün dünya bir sahneydi. Oyun olmasa her şey paramparça olacaktı.