Merhabalar Arkadaşlar Ben Ribozom

Merhabalar Arkadaşlar Ben Ribozom
@pareidoliaa
medice cura te ipsum.
Roman karakterleri günü
Selamlar! Okulumuzda roman karakterleri günü düzenleyeceğiz. Türk edebiyatından ve yabancı edebiyattaki kült eserlerden önerinizi bekliyorum. Özellikle bilim insanı olabileceğim veya beyaz önlük giyebileceğim bir karakter istiyorum. Aklıma Bir Bilim Adamının Romanı geldi fakat tercihen kadın birini canlandırmak istiyorum. Şimdiden teşekkür ederim❤
Reklam
akıntılı nehir
"hayat akıntılı bir nehir gibi, dalgalı. akan şey su değil, insan. hayat bir tür insan nehri. ben ise; o nehrin ortasındaki taş misali, inatçı, vurdumduymaz, bazıları için üzerine çıkıp nehri aşabilecekleri bir araç, bazıları için de yollarını tıkayan aptal bir taş. hem her şeyim hem de hiç bir şeyim. benim değerimi belirleyen şey aslında bakış açıları. fakat şunu biliyorum, zaman akıyor. ve ben duvara çakılı bir tablo gibi duruyorum. ve artık duracak zamanım kalmamaya başladı." 03.01.2024 A. S. Üstün
Hayata Dair
çizim siparişi
selamlarrr!! 12.sınıf sayısal öğrencisiyim, yksye hazırlanıyorum. aynı zamanda harçlığımı çıkarmak için kişiye özel dijital çizimler yapıyorum. eğer böyle bir düşünceniz varsa hazır öğretmenler günü de yaklaşırken kişiye özel çizimler için Twitter'da pareidoliaaaa hesabından bana ve örnek cizimlerime ulaşabilirsiniz🤭🤍 sizinle beraber çizimi tartışarak aklınızdakini hayal gücümle harmanlayarak ortaya unutulmaz hediyeler çıkarabiliriz🫂 sevgiler!
1000k
Kısa bir hikaye :)
elimdeki falçatayı gören öğretmenler dehşete düşmüştü. okuldaki intihar sayısını beşleyeceğimi düşünüp elimden falçatayı alıp çöpe atmışlardı. üstüne bir araba laf işitmiştim. ama kendilerini o kadar üstün gören öğretmen sürüsündeki tek bir kişinin aklına o hayran hayran baktıkları resimlerimi yapmak için kalemleri falçata ile açabileceğim akıllarına gelmezdi. edebiyat dersinde en sevdiği şiir olduğu için yaşamaya dair şiirini okuyan kız onlara göre sorunlu, ilaç kullanan, psikolojisi bozuk ama başarılı olduğu için okuldan atamadıkları bir belaydı. bir kaç gün boyunca o falçatanın hesabı hem yurtta hem okulda bana soruldu. işin garip yanı ise babamı arayıp kopan kıyameti anlatınca gülüp ben sana attıkları falçatanın aynısını bulurum merak etme dedi. haftasonu eve gittiğimde ise masamda 2 tane falçata buldum. biri müdür yardımcısının çöpe attığı falçatanın aynısıydı. :)
1000Kitap
Nörolojide sıradışı nörogenetik öyküleri
“Emre sen iyi bilirsin. Söyle bakalım “Hipnoz” uyku mitolojisinde hangi kavramlarla bağlantılıdır?” Durup düşünmeden yanıtladı Emre: “Ölüm!” (...) Bir bakıma doğruydu. Sürekli bir uyku hali ve ona uyup kimi zaman söz dinleyemeyen kaslar... Bir uykunun koynundan diğer uykuların koynuna... Her gün aynı. Bitmek bilmeyen suskun bir esaret! Adı havalı gibi görünse de “Narkolepsi” zalim bir efendiydi. Normal zamanların dışında ve ani uyku ataklarıyla kendini gösteren bu hastalık bir uyku bozukluğuydu. Genetik olduğunu da ortaya koyan bilimsel çalışmalar vardı. Öyle veya böyle hayatı düpedüz etkileyen bir sisti bu hastalık. Hayat orada bir dağ gibi dururken önündeki yoğun sisten baktığında onu görememekti, hayatı kaçırmaktı bu hastalığın diğer anlamları... (...) Sınavda da uykuya teslim olmayacaktı. Ne zaman göz kapakları ağırlaşır gibi olsa ön cebine dokundu, o anlarda silkiniverdi bir Zümrüdüanka kuşu gibi. Küllerinden, o bitmek bilmeyen uykulardan sıyrılıp yeniden doğdu adeta. (...) Ayşegül’ün annesi, “Oğlum bir doktora görün, şekerini falan ölçtür,” demişti. Her şeyi biliyordu artık. Daha geçen seneye kadar zıpkın gibi bir çocuktu. Şimdiyse silik hafızalı, güçsüz ve asosyal birine dönüşmüştü.
Alıntı
Reklam