Erdem Kaya

Erdem Kaya
@parfeith
Ne civarda bir köy var, ne bir evin hayali, sonunda ademdir diyor insana yolun hali.
Bir emin merhem bolunmaz, ey Nesimi, çün bugün, Halka faş etme bu sırrı, keşf-i esrar isteme!
Hakikat
Reklam
Geçmiş nadiren istediğimiz gibidir. Spartacus
Dizi Alıntısı
“Aslında yaratma arzusu; biyolojik, seksüel bir şeydir. Seksüel enerji senin yaratıcı enerjindir. Mesela; ünlü ressam, şair ve heykeltıraş olan kadınlarımız yok. Basit bir nedenden dolayı; çünkü onları tatmin eden en büyük tutku, dünyaya canlı ve mutluluk saçan bir çocuk getirmektir. Bununla başka neyi kıyaslayabilirsin ki? Senin yarattığın tablolar güzel olsa bile; ölü bir şeyden fazlası değildir. Müzik yaratabilirsin, bir şarkı… Ama bunlar güzel bir çocuk ile kıyaslanabilir mi? Bir çocuğun gözlerine bakmak… Senin tüm tabloların onun yanında bir hiçtir. Çocuk güler ve senin tüm şarkıların yerle bir oluverir. Sen bir çocuğun ilk konuşmasındaki o heyecanını gördün mü hiç? Ve çocuk yürümeye çalışır; onun hissettiği: ‘Yürüyebiliyorum’ heyecanı; senin tüm bilimin ve sanatın ile kıyaslanamaz bile… Anne; rahmindeki çocuğu ilk andan itibaren, o büyümeye başlar başlamaz gözlemler. Bir iki çocuk doğurmayı deneyimlemiş anne; çocuğun kız mı erkek mi olacağını söyleyebilir. Çünkü kız; rahimde sessizdir, erkek ise çok erken dönemlerden itibaren tekmelemeye başlar; çıkmak için acele ediyordur. Anne; bir çocuk doğurduğundan dolayı halinden memnundur. Çocuğa büyümesinde yardımcı olur ve işte bu yüzden başka türden yaratıcılıklara gereksinim duymaz. O; yaratıcılık arzusunu bu şekilde gidermiştir ama erkeğin başı beladadır. Çünkü o; çocuk doğuramaz. Bunun yerine başka bir şeyler bulmalıdır; aksi halde kendini kadından aşağı hissedecektir ve derinliklerinde de bu değersizlik vardır. İşte bu değersizlik hissinden dolayı erkek; resimler, heykeller yapmaya; dramalar, şiirler, romanlar yazmaya ve yaratıcılık dünyasının tüm bilimsel keşiflerini araştırmaya koyulur. Bir erkeğin kadına: ‘Ben bir yaratıcıyım. Sen sadece biyolojinin elindeki bir aletsin, çocuk senin meydana getirdiğin bir şey
Hakikat
Hepsi yuvarlanır, hangisinin üstüne çıkarsan çık.
Üzerinde durduğunuz kaya yuvarlanmaya başlarsa atlayın. Yoksa siz de onunla birlikte yuvarlanıp ezilirsiniz. Sadece aptallar kayanın üzerinde durmaya çalışırlar... Kyoami "Ran"
Edebiyat
Dinle sevdiğim, bu ayrılık saatidir. Dünya var olalı beri çirkin ve soğuk, Erken içeceğimiz bir ilaç gibi. Tadı dudaklarımızda acımsı, buruk. Bu saatte gözyaşları, yeminler, Boş bir tesellidir inandığımız. Perde kapanıyor, film bitiyor işte, O hiç bitmeyecek sandığımız... Görüyorsun, konuşacak bir şeyimiz kalmadı. Sadece bakışlarımızda hüzün. İşte ayrılık bu; hiç beklemediğimiz... O ikiz kardeşi ölümün. Anlıyorum bir daha görüşemeyeceğiz Bu son buluşmamızdır seninle Yeni bir hayata başlayacaksın artık Onunla, o yeni sevgilinle. Anlıyorum artık o öpecek ellerini Kulağına aşkı o fısıldayacak İçinde bir pişmanlıktan başka Benden eser kalmayacak. Sigaranı söndür , kalkabiliriz On adım sonra yollarımız ayrılmalı Sakın ağlama ve bir şey söyleme bana İnsan ayrılırken bile büyük olmalı. Ümit Yaşar Oğuzcan
Şiir
Reklam