“Artık yolculuğum tamamlandı. Arzu ettiğim en yüksek noktaya ulaştım" diye hissedeceğin bir yer yoktur. Tüm insanlık tarihinde hiç kimse bunu yapamamıştır. Bunun basit nedeni insanın bir çember içinde hareket etmesidir. Bu yüzden birisi her zaman için şu ya da bu şeyde senin önünden gider.”
“Seçebilirsin: Ya hayal kırıklığı, acı, mutsuzluk; o zaman egoya tutunmaya, onu beslemeye devam et. Yahut huzur, sükûnet, saadet. Fakat o zaman masumiyetini yeniden kazanmak zorundasın.”
“Dindar olmak istediğin gün tüm dinlerden vazgeçmek zorunda kalacaksın. Tanrı ile ilişkiye geçmek istediğin gün Tanrı hakkındaki tüm ideolojilerden vazgeçmek zorunda kalacaksın. Kim olduğunu bilmek istediğin gün sana verilmiş olan tüm cevaplardan vazgeçmek zorunda kalacaksın. Ödünç alınmış her şey yakılmalıdır.”
Anneciğim ben çocuk olmak istiyorum yine. Bu kadar büyümek ağır geldi, kaldıramıyorum. Yine o çocukluğumun sabahlarına uyanmak istiyorum. Korktuğumda odanıza gelmek, babamla senin yanında uyumak istiyorum. Ağlamak istiyorum umarsızca. Bana kızarsan döversin yine. Mızmızlanmak istiyorum, bana aldığınız oyuncaklarla oynamak istiyorum. Sarılıp öpmek istiyorum o nurlu yüzünü. Ellerinle yapıp yedirdiğin yemekleri özlüyorum. Okuldan eve geldiğimde pişirdiğin yemeklerin kokusunu özlüyorum. Babamın verdiği harçlığı özlüyorum, alnının teri kokardı. Yediğim açmalar mı düğümlendi boğazıma? Karnemi aldığımda döktüğüm sevinç gözyaşı mı yoksa bu? Pekiyisi olmasın, beyaz yakalıklı mavi önlüğümle koşa koşa eve getirdiğim karneleri özlüyorum. Teneffüslerde oynadığımız köşe kapmacayı, önümüze gelene bin tekme oynamayı özlüyorum. Şimdi önüne gelen bin tekme atıyor anne, neredesin baba? Benim babam senin babanı döver demek istiyorum.
Erdem Kaya
Göreceğimi gördüm.
Duydum en acı feryatları da..
Gözyaşlarımın tadını iyi bilirim hani.
Kabuk bağlamış yaralarım var en derininden, onlar bana ben onlara dokunurum.
Nefes alıyoruz ya akarı kokarı yok gibisinden...
Erdem Kaya