• Paşaya hiç kimse yadigarı anlatamadı. Bütün Ağrıdağı insanlarının kellesi gider de, bu at bu saraya bir daha dönemez diyemediler. Hep sustular. Onlar sustukça Paşa öfkelendi.
    Yaşar Kemal
    Sayfa 19 - Yapı Kredi Yayınları
  • 124 syf.
    ·3 günde·9/10
    Yine bir Yaşar Kemal ve yine bir şaheser. Bu yazarın dilini, üslubunu beğenmemek elde değil. İnce Memed serisi ve Yılanı Öldürseler eserlerinden sonra bu kitabı okumak özlemişim be Yaşar Kemal'i dedirtti. Öylesine muazzam betimlemeler ki... Ağrı Dağı'nın eteklerinde hissettim. Doğubeyazıt'a gitmiş kadar olduk. Saray'ın etrafında gezdik, Van gölünün çevresini dolaştık, Doğubeyazıt'a gittik... Yazarın diline, üslubuna laf etmek zaten bize düşmez, çok çok beğendiğim bir yazar, kıymetli bir insan. Gerek düşünceleriyle, gerekse romanlarıyla bize ders veren bir kişilik.

    Yazardan daha fazla bahsetmeye pek gerek yok. Kendini kanıtlamış bir kişilik. Kitap YKY'nın 42. Baskısı ve 120 sayfadan oluşmakta. Bu sayfa sayısı sizi aldatmasın 30 sayfası falan resimlenmiş. Ha resim ne derseniz; olayların oluşu göz önünde canlandırılmış vee resimleri kim yapmış ? Abidin Dino tabiki. Yılanı Öldürseler romanında da aynı isim başka türde resimlerle romanı süslemişti. Puntosu, baskısı gayet güzel; nasıl anlatsam böyle su gibi akıp gidecek bir eser.

    Gelelim Ağrıdağı'na. Yaşar Kemal zaten Anadolu çocuğu. Yöresel dili, şiveyi çok iyi kullanıyor. Efsanemiz gayet doğal bir dilde ve sadecik. Osmanlı Paşası Mahmut Han'ın atının kaçarak Ahmet'in evinin önüne gitmesiyle başlıyor roman. Sonrasın da atın talih olduğuna inanılıyor. Burada mitolojik ve efsanevi hikayelerle roman artık daha da ilgi çekici ve merak uyandırı olmaya başlıyor. Atı başından savamayan ve uğru olarak Ahmet bu kez de değişen olaylarla Mahmut Paşa'nın kızına abayı yakıyor. Sonrasını anlatmıyorum. Bu olay döngünde gelişen ve değişen bir eser var karşınızda.

    Şimdi not aldığım ve sizlerle paylaşmak istediğim fikirlere gelelim. Çok çok büyük bir haksızlık var bu romanda. Bir at için koca köyü yakan bir Osmanlı Paşası. Burada ne var ? Zulüm, şerefsizlik, iyi yönetememe, zalimlik ve halkı küçümseme vesaire. Yönetim zaafiyeti ve kişinin egosunun tavan yapması da diyebilirim. Ama kendini savunmak için de bir nedeni başta yokken sonrasında bir namus meselesi var. Sonrasında aşkı için herşeyi yapabilecek duygu ve insanlar var. Aşkın, sevdanın önemi var. Doğu'nun töresi var, kuralı var, örf ve adetleri var. Başka ne bulacaksınız bu kitapta bir başkaldırı var. Zulme karşı bir dik duruş var. Devlete karşı bir isyan var. Bunu da iki farklı açıdan bakarsak; ilki bir at ve bir kız için köyler yıkan, yakan. Saygısız ve pervasızca davranan, askeri ve ordusu olan bir Paşanın zulmüne karşı durmak olarak görüyoruz. İkinci olarak ise biz birlik olursak, el ele verirsek bizim karşımızda kimse duramaz olarak görülen bir fikir de var. Yani propagandacı, ideolojik bir yaklaşım. Ama benim bu açıdan da fikrim yine birlikte beraber olalım ama devleti de yok saymayalım. Üstünde yaşadığımız ve yaşattığımız toprağı parçalamayalım. Ne diyor kitapta yazar :

    " Biz hep böyle, her şeyde birlik olsak, kimse bize diş geçiremez. Bize dağlar, şahlar dayanamaz. Hiç kimse... Yeter ki böyle birlik olalım."

    Zulme karşı da, haksızlığa karşı da, ırkçılığa karşı da, terörizme karşı da devlete, millete, insanlara ve hayvanlara karşı yapılanlara karşı da. Biz birlik içinde olursak havlayanlar birbirini ıssıracaktır diye düşünmekteyim. Kişisel menfaatlerle devlet yönetimine karşı bir dik duruş var bu romanda. Örf ve adetleri, geleneklere karşı gelen yönetilere karşı dik duruş var... Kendi .... korkusu uğruna asiliğinden vazgeçiş var. Çok büyük bir dayanışma ve insanlık var. Bu roman da yok yok aslında sadece bir güzel son yok. Şiirsel bir dil, mitlerle ve efsanelerle bezenmiş bir konu, harika betimlemeler, tarih, coğrafya, örf-adet ve aşk var.

    Yaşar Kemal'den daha nice eserler okuyacağım inşallah vakit buldukça. Çok beğendiğim, diline hayran olduğum bir yazar. Kesinlikle size tavsiye ederim. Bu romandan kırdığım bir puan sadece son bölümdeki beni kaplayan hüzün. Keşke daha güzel bitseydi. Mükemmel bir efsane.... Edebiyat severler bu yazarı mutlaka okumalı, tatmalıdır diyerek bitiriyorum. İyi okumalar....

    Hiç kimse öldürülmesin !

    Ağrıdağı Efsanesi, Sayfa 53