Uff bittim kitabı okurken :(( Bir insanın iç dünyasında çıkan fırtınalara şahit olmak çok üzdü beni. Konuşmaya o kadar ihtiyaç duyup da konuşabileceği birilerini bulamamak, konuşamamak ya da konuşmak için hiç kimseyi kendine yakın hissetmemek Büyük bir girdabın içinde dolanıp durmak belki de.
Bütün bu olanlar; önüne bu kadar fırsatlar çıkıp da hepsini elinden kaçıran, tüm umudunu inancını tek bir kadına bağlayan ve tüm hayatını pişmanlıklarla, umutsuzlukla geçiren Raif'in suçu muydu, yoksa diğer insanlarda mıydı suç?
Hayatı, insanları çok sorgulamadan akışına bırakmak lazımdı belki de...
Sabahattin Ali'nin okuduğum tüm kitaplarında (Kuyucaklı Yusuf, Içimizdeki şeytan, Kürk mantolu Madonna) bu sorgulamalara şahit oldum. Her yazar eserine kendi hayatından bir şeyler katar. Kitapları okuyunca Sabahattin Ali'nin kendi yaşamını tahmin etmek zor değil zannımca