“Ona öğretilen hayatın dışına çıkabilirdi kuşkusuz; bunun için zihnindekiler dışında hiçbir engeli yoktu.Ama kadınlara bu zihinlerindeki engelleri öyle erkenden, onları benliklerinin öyle derin bir yerinden sarsarak yerleştiriyorlar ki, kadınlar başka türlü bir hayatın mümkün olmadığına, olamayacağına gerçekten inanıyor ve tamamen bu sahte inanca göre yaşıyorlar.”
“Başka türlü hayatlar düşünemiyoruz diye, şimdiye dek hep böyle yaşandı diye, kendimizi, çocuklarımızı ve etrafımızdakileri zihnimizdeki hayatın imgesine uydurmaya çabalıyoruz”