Bu kitap yazardan okuduğum üçüncü kitap ve diğer okuduğum kitaplara göre daha sönük kalan bir kitap. Yazarın diğer bir kitabı olan Pandora'nın Kutusu bence bu kitaptan çok daha iyi bir kitap.
Yozo'nun,kendisi kitabımızın ana karakteri ve yazarımızın kitaptaki gölgesidir, kendini diğer insanlardan tamamen farklı görmesi ve hatta kendini insan olarak görmemesine rağmen insanları bu kadar düşünüp insanların sözleri ile hayatını şekillendirip yine insanların sözleri ile hayatını karamsarlığa boğması çelişkisine değineceğim. Kendini "toplum" parçası olarak görmemesine rağmen her düşüncesi toplum ve insan üzerine olan; hayatı insanları eğlendirmek, güldürmek, anlamak üzerine geçen biri neden kendini insan olarak görmez? Bence yazarımızın buradaki düşünceleri kendini kaybedip içki ile fuhuşa vurmasına karşılık bir teselli. Ailesi tarafından terkedilişini, en başında içten içe alaya aldığı Horiki gibi bir insan olmasını, kadınları anlamayıp anlamak için çaba sarf etmediğini iddia ettiği bir noktadan tüm hayatını kadınlar üzerinden şekillendirişini kendi içinde kabullenmek için yaptığı bir açıklama. Evet yazar "Diğer insanlar gibi değilim." Cümlesinin ağırlığını maske olarak kullanarak davranışlarının suçunu kendi doğasına atıyor. Ancak doğasında yer alan şey "İnsan olmamak" değil, topluma bir parça olamamak. Yazar toplum ve insanı bir tutarak bu sorumluluktan da kurtulmaya çalışıyor ancak bu doğru değil. İnsan fiil ve düşüncenin heterojen bir karışımı iken, toplum davranışların homojen bir karışımıdır. Toplumdan farklı olman ve toplumdan dışlanan birey olman senin insanlığını azaltmaz. Yozo, insanlık sınavlarının çoğundan geçebilir, tam not alamaması onun insanlığını yitirdiği anlamına gelmez. Yazar suçu ve cezayı zıt olarak kabul ediyor ancak bence bu da doğru değil.