Tolstoy, insan hayatının karanlık yönlerini hissetmemizi istemiş sanki bu eserde. İsteğini; o karanlığı hissettirmişte okura.
Tiyatro türündeki eser baştan sona karanlığın yani aslında kötülüğün egemen olduğu aile olma çabasında, birbirini pisliğe bulamaya çalışan üç kişinin etrafında şekil alıyor. Daha ilk sahnede insan tamda hayatın içinden bir yerden bir hikayeye tanıklık ettiğinin farkına varıyor.
Ana fikrin kısa ve öz biçimde anlatılması ve akıcılığıyla bir solukta okunabilecek bir eser.
Siz gençler vücuttan, çıplak kol ve bacaktan başka bir şey göremezsiniz. Halbuki bizim zamanımızda hiç öyle değildi. Benim aşkım şiddetlendikçe sevgilim gözümde o nispette manevileşirdi. Siz sevdiğiniz kadınları hayalinizde soyarsınız bile. Ama ban göre Alfons Kar 'ın dediği gibi benim aşık olduğum kadında daima tunçtan elbiseler bulunur. Kadınları soymak şöyle dursun Hazreti Nuh'un oğlu gibi onları ayaklarına kadar örtmeğe çalışırız.
Sarhoştum. Hava, elektrikler, şehir beni sarhoş ediyordu. İnsanlar beni bir mıknatıs hızıyla kendilerine çekiyorlardı. Dünyayı ve şehir riyasız kucaklamak istiyordum.